<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Ağrı Doğubayazıt Gazetesi</title>
    <link>https://www.dogubayazitgazetesi.com</link>
    <description>Ağrı Haber | Doğubayazıt Gazetesi | Ağrı Son Dakika Haber | Patnos Haber</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.dogubayazitgazetesi.com/rss/siyaset" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 02 Sep 2026 20:03:10 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.dogubayazitgazetesi.com/rss/siyaset"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Girne'de batan gemiyle ilgili ilk açıklama!]]></title>
      <link>https://www.dogubayazitgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogandan-girnede-batan-gemiyle-ilgili-ilk-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogubayazitgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogandan-girnede-batan-gemiyle-ilgili-ilk-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Harp Okulu'nda Millî Savunma Üniversitesi (MSÜ) Harp Okulları Diploma Alma ve Sancak Devir Teslim Töreni'ne katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan törende önemli açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>İşte Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar:</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Öncelikle bugün Girne'den Mersin Taşucu'na seyir halindeyken alabora olan yolcu gemisi dolayısıyla milletimize ve Kıbrıs Türk halkına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. KKTC ile iş birliği içinde arama çalışmaları başlattık. 237 yolcu ve mürettebat kurtarılırken 7 kardeşimiz hayatını kaybetti.</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Kayıplara ulaşmaya yönelik çalışmalar aralıksız devam ediyor. Çalışmalardan olumlu haber almayı ümit ediyoruz. Devletin tüm imkanlarını seferber ettiğimiz bu süreci yakından takip ediyoruz. </span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Törende sizlerle beraber olmaktan memnuniyet duyuyorum. Eğitimlerini tamamlayan öğrencilerimizi tebrik ediyorum. Törenimizi çok müstesna bir günde yapıyoruz.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><h3 style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">'ZAFERİN 104. YILI KUTLU OLSUN'</span></h3><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Kahraman ordumuzun milletimiz ile omuz omuza vererek kazandığı zaferin 104. yılı kutlu olsun. Zafere giden yolları ilmek ilmek dokuyan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve ordumuzun tüm neferlerini minnetle yad ediyorum. Bizim destanlarımız yalnızca kanla değil, şanla şerefle yazılır. Şan ve şeref özellikle de cenk meydanlarında bizim alameti farikamızdır. Bin yıldır vatan uğruna ezanımız bayrağımız, milli değerlerimiz uğruna canlarını feda eden, kanlarını bu millet için döken şehit ve gazilerimize Allah'tan rahmet diliyorum.</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.dogubayazitgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogandan-girnede-batan-gemiyle-ilgili-ilk-aciklama</guid>
      <pubDate>Sun, 30 Aug 2026 19:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogubayazitgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogubayazit-com/resimler/2026-8/30/66711356250371.webp" type="image/jpeg" length="82917"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kilerci’den Doğubayazıt çıkarması! Adalet, teşkilat, ekonomi, esnaf ve gençlerle buluştu]]></title>
      <link>https://www.dogubayazitgazetesi.com/kilerciden-dogubayazit-cikarmasi-adalet-teskilat-ekonomi-esnaf-ve-genclerle-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogubayazitgazetesi.com/kilerciden-dogubayazit-cikarmasi-adalet-teskilat-ekonomi-esnaf-ve-genclerle-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti Ağrı Milletvekili Ruken Kilerci, Doğubayazıt’ta gerçekleştirdiği yoğun temas programında adalet teşkilatından siyasi teşkilata, iş dünyasından esnafa, muhtarlardan kadın girişimcilere ve gençlere kadar toplumun birçok kes]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2> </h2><h2><span class="text-big">Ruken Kilerci Doğubayazıt’ta yoğun bir temas programı gerçekleştirdi</span></h2><p>AK Parti Ağrı Milletvekili <strong>Ruken Kilerci</strong>, Doğubayazıt’ta gün boyunca gerçekleştirdiği ziyaretlerle ilçenin farklı kesimleriyle bir araya geldi. Kamu kurumlarından siyasi teşkilatlara, ticaret ve esnaf kuruluşlarından mahalle muhtarlarına, kadın girişimcilerden genç sporculara kadar geniş bir program gerçekleştiren Kilerci, Doğubayazıt’ın mevcut ihtiyaçlarını ve vatandaşların beklentilerini doğrudan sahada dinledi.</p><p>Yoğun ziyaret programında <strong>Doğubayazıt’ın adalet, ekonomi, ticaret, ulaşım, esnaf, mahalleler, kadın girişimciliği ve gençlik alanındaki gündemi</strong> masaya yatırıldı. Kilerci’nin Doğubayazıt temaslarında öne çıkan ortak mesaj ise vatandaşla doğrudan temas, sorunların yerinde dinlenmesi ve çözüm yollarının ilgili kurumlarla birlikte değerlendirilmesi oldu.</p><figure class="image"><img style="aspect-ratio:680/510;" src="https://dogubayazitgazetesi.com/resimler/2026-8/28/784011216235321.webp" width="680" height="510"></figure><h2><span class="text-big">İlk ziyaret Doğubayazıt Cumhuriyet Başsavcısı Aybüke Rana Er’e</span></h2><p>AK Parti Ağrı Milletvekili Ruken Kilerci’nin Doğubayazıt programındaki önemli duraklardan biri <strong>Doğubayazıt Cumhuriyet Başsavcısı Aybüke Rana Er</strong> oldu.</p><p>Kilerci, yeni görevine başlayan Başsavcı Er’i, İl Kadın Kolları Başkanı <strong>Zeynep Eldem</strong> ve Doğubayazıt Kaymakamı <strong>Mehmet Sena Geçit</strong> ile birlikte ziyaret etti.</p><p>Yeni görevinden dolayı Başsavcı Aybüke Rana Er’e başarı dileklerini ileten Kilerci, görev süresi boyunca Doğubayazıt’a ve adalet teşkilatına faydalı hizmetler sunmasını temenni etti. Kilerci, Başsavcı Er’e yeni görev döneminde kolaylık ve başarı dileklerinde bulundu.</p><figure class="image"><img style="aspect-ratio:680/510;" src="https://dogubayazitgazetesi.com/resimler/2026-8/28/914186541930.webp" width="680" height="510"></figure><h2><span class="text-big">Şoför esnafının talep ve beklentilerini dinledi</span></h2><p>Doğubayazıt’taki ziyaret programına esnaf odalarını da dahil eden AK Parti Ağrı Milletvekili Ruken Kilerci, <strong>Doğubayazıt Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı İbrahim Alkan’ı</strong> ziyaret etti.</p><p>Şoför esnafının günlük çalışma hayatında karşılaştığı konuların ve beklentilerinin ele alındığı ziyarette, ulaşım sektörü ve ilçedeki esnafın talepleri hakkında değerlendirmeler yapıldı.</p><p>Kilerci, şoför esnafının Doğubayazıt’ın ekonomik ve sosyal hayatındaki önemine dikkat çekerken, İbrahim Alkan’a nazik ev sahipliği ve samimi sohbeti dolayısıyla teşekkür etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><figure class="image"><img style="aspect-ratio:680/510;" src="https://dogubayazitgazetesi.com/resimler/2026-8/28/899292056495788.webp" width="680" height="510"></figure><h2><span class="text-big">Mahalle muhtarlarıyla Doğubayazıt’ın ihtiyaçlarını görüştü</span></h2><p>Milletvekili Ruken Kilerci’nin bir diğer durağı ise <strong>Doğubayazıt Mahalle Muhtarları Derneği Başkanı Metin Şahin ve mahalle muhtarları</strong> oldu.</p><p>Mahallelerin ihtiyaçlarının doğrudan sahadan alınan bilgilerle değerlendirilmesinin önem taşıdığı görüşmede, muhtarların talep ve beklentileri dinlendi.</p><p>Doğubayazıt’ın farklı mahallelerinde yaşanan ihtiyaçlar, vatandaşların öncelikleri ve çözüm bekleyen konular hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. Kilerci, muhtarların vatandaş ile kamu kurumları arasında önemli bir köprü görevi üstlendiğini vurgulayarak, kendilerine çalışmalarında başarılar diledi.</p><figure class="image"><img style="aspect-ratio:680/510;" src="https://dogubayazitgazetesi.com/resimler/2026-8/28/46291259345167.webp" width="680" height="510"></figure><h2><span class="text-big">Doğubayazıt’ın ticaret ve ekonomisi masaya yatırıldı</span></h2><p>Milletvekili Ruken Kilerci, Doğubayazıt temasları kapsamında <strong>Doğubayazıt Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Cemal Can’ı</strong> da ziyaret etti.</p><p>Ziyarette ilçenin ticari hayatı, ekonomik hareketliliği ve iş dünyasının beklentileri ele alındı. Doğubayazıt ekonomisinin gelişimi için yapılabilecek çalışmalar değerlendirilirken, iş dünyasından gelen talep ve çözüm önerileri üzerine istişarelerde bulunuldu.</p><p>Kilerci, üretimin, ticaretin ve ekonomik canlılığın Doğubayazıt açısından taşıdığı öneme dikkat çekerken, iş dünyasının sahadaki beklentilerinin kendileri için önemli olduğunu ifade etti. Ziyaret sonunda Cemal Can’a misafirperverliği ve samimi ev sahipliği dolayısıyla teşekkür edildi.</p><figure class="image"><img style="aspect-ratio:680/510;" src="https://dogubayazitgazetesi.com/resimler/2026-8/28/93757243799009.webp" width="680" height="510"></figure><h2><span class="text-big">AK Parti Doğubayazıt İlçe Teşkilatı ile bir araya geldi</span></h2><p>Doğubayazıt temaslarının ikinci önemli durağında AK Parti Doğubayazıt İlçe Teşkilatı’nı ziyaret eden Milletvekili Ruken Kilerci, teşkilat mensupları, muhtarlar ve vatandaşlarla bir araya geldi.</p><p>Ziyarette Doğubayazıt’ın gündemindeki konular ele alınırken, mahallelerin ihtiyaçları ve vatandaşların beklentileri üzerine karşılıklı değerlendirmelerde bulunuldu.</p><p>Kilerci, sahada vatandaşlarla yan yana olmaya devam edeceklerini belirterek, Doğubayazıt için çalışmaların sürdürüleceği mesajını verdi. İlçe teşkilatının sahadaki çalışmalarına da dikkat çeken Kilerci, misafirperverlikleri ve gayretleri dolayısıyla teşkilat mensuplarına teşekkür etti.</p><figure class="image"><img style="aspect-ratio:680/453;" src="https://dogubayazitgazetesi.com/resimler/2026-8/28/646501963710170.webp" width="680" height="453"></figure><figure class="image"><img style="aspect-ratio:680/453;" src="https://dogubayazitgazetesi.com/resimler/2026-8/28/8627157481447.webp" width="680" height="453"></figure><h2><span class="text-big">Esnafın sesi Doğubayazıt programının merkezinde yer aldı</span></h2><p>AK Parti Ağrı Milletvekili Ruken Kilerci, Doğubayazıt Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı <strong>Güney Erdoğan’ı</strong> da ziyaret ederek ilçedeki ticari hayat ve esnafın gündemini değerlendirdi.</p><p>Esnafın talep ve beklentilerinin konuşulduğu görüşmede, Doğubayazıt’taki ekonomik hareketlilik ve küçük işletmelerin karşılaştığı konular ele alındı.</p><p>Kilerci, esnafın şehir ekonomisinin temel taşlarından biri olduğunu belirterek, sahadan gelen görüşlerin ve çözüm önerilerinin önemine dikkat çekti. Güney Erdoğan’a misafirperverliği ve samimi karşılaması için teşekkür eden Kilerci, çalışmalarında kolaylıklar diledi.</p><h2><span class="text-big">Yaz spor okulundaki gençlerle buluştu</span></h2><p>Ruken Kilerci’nin Doğubayazıt programında gençler de unutulmadı. Kilerci, Doğubayazıt’ta yaz spor okulunda eğitim gören öğrencileri ziyaret ederek gençlerin spor heyecanına ortak oldu.</p><p>Öğrencilerle bir araya gelen Kilerci, gençlerin spora olan ilgisinin ve enerjisinin geleceğe dair önemli bir umut olduğunu ifade etti.</p><p>Her alanda olduğu gibi spor alanında da gençlerin yanında olmaya devam edeceklerini belirten Kilerci, öğrencilerin yetişmesinde emeği bulunan antrenör ve eğitmenlere teşekkür ederek genç sporculara başarılar diledi.</p><h2><span class="text-big">Kadın girişimci Ayfer Türk’ün çalışmalarını yerinde dinledi</span></h2><p>Doğubayazıt’taki temas programının dikkat çeken ziyaretlerinden biri de kadın girişimci <strong>Ayfer Türk</strong> oldu.</p><p>Kadınların üretime, istihdama ve ekonomiye sunduğu katkının önemine vurgu yapan Milletvekili Ruken Kilerci, Ayfer Türk’ün çalışmaları hakkında bilgi aldı. Ziyarette kadın girişimcilerin karşılaştığı konular, talep ve öneriler de dinlendi.</p><p>Kilerci, üreten, emek veren ve ekonomik hayata değer katan kadınların her zaman desteklenmesi gerektiğini ifade ederek, kadın girişimciliğinin bölgesel kalkınma açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.</p><h2><span class="text-big">Doğubayazıt esnafını tek tek ziyaret etti</span></h2><p>Yoğun programın son bölümünde Doğubayazıt çarşısına çıkan AK Parti Ağrı Milletvekili Ruken Kilerci, esnaf ve vatandaşlarla bir araya geldi.</p><p>İş yerlerini ziyaret eden Kilerci, esnafın talep ve beklentilerini doğrudan dinledi. Çarşıdaki vatandaşlarla sohbet eden Kilerci, Doğubayazıt’ın geleceği için sahada olmaya ve vatandaşların sesini dinlemeye devam edeceklerini ifade etti.</p><p>Her dükkânda farklı bir emek ve farklı bir hayat hikâyesi bulunduğunu belirten Kilerci, esnafın ilçenin ekonomik ve sosyal yaşamındaki önemine dikkat çekti. Ziyaretler sırasında vatandaşlarla yakından ilgilenen Kilerci, Doğubayazıt esnafına hayırlı ve bereketli kazançlar diledi.</p><h2><span class="text-big">Ruken Kilerci’den Doğubayazıt için sahada çalışma mesajı</span></h2><p>AK Parti Ağrı Milletvekili Ruken Kilerci’nin Doğubayazıt programı, kamu kurumlarından teşkilat çalışmalarına, ticaret dünyasından esnafa, muhtarlardan kadın girişimcilere ve gençlere kadar geniş bir ziyaret trafiğine sahne oldu.</p><p>Ziyaretlerde öne çıkan başlıklar; <strong>Doğubayazıt’ın ekonomik gelişimi, esnafın beklentileri, mahallelerin ihtiyaçları, ulaşım sektörü, kadın girişimciliği ve gençlerin spor faaliyetleri</strong> oldu.</p><p>Doğubayazıt’ta toplumun farklı kesimlerini dinleyen Kilerci, sahadan gelen talep ve önerilerin takipçisi olunacağı mesajını verirken, ilçenin ihtiyaçlarının ilgili kurumlarla değerlendirilmesine yönelik çalışmaların devam edeceğini belirtti.</p><p><strong>AK Parti Ağrı Milletvekili Ruken Kilerci’nin Doğubayazıt ziyaretleri, ilçede kamu kurumları, teşkilat, iş dünyası, esnaf, muhtarlar, kadın girişimciler ve gençlerle kurulan geniş temas ağıyla tamamlandı.</strong></p><figure class="image"><img style="aspect-ratio:680/510;" src="https://dogubayazitgazetesi.com/resimler/2026-8/28/601011645756200.webp" width="680" height="510"></figure><figure class="image"><img style="aspect-ratio:680/510;" src="https://dogubayazitgazetesi.com/resimler/2026-8/28/82276361338224.webp" width="680" height="510"></figure><figure class="image"><img style="aspect-ratio:680/510;" src="https://dogubayazitgazetesi.com/resimler/2026-8/28/54881654834302.webp" width="680" height="510"></figure><figure class="image"><img style="aspect-ratio:680/510;" src="https://dogubayazitgazetesi.com/resimler/2026-8/28/71510164859031.webp" width="680" height="510"></figure><figure class="image"><img style="aspect-ratio:680/510;" src="https://dogubayazitgazetesi.com/resimler/2026-8/28/607441090279657.webp" width="680" height="510"></figure><h2> </h2><figure class="image"><img style="aspect-ratio:680/510;" src="https://dogubayazitgazetesi.com/resimler/2026-8/28/4310425680348.webp" width="680" height="510"></figure><figure class="image"><img style="aspect-ratio:680/510;" src="https://dogubayazitgazetesi.com/resimler/2026-8/28/984781894096169.webp" width="680" height="510"></figure><figure class="image"><img style="aspect-ratio:680/383;" src="https://dogubayazitgazetesi.com/resimler/2026-8/28/961191730332258.webp" width="680" height="383"></figure><figure class="image"><img style="aspect-ratio:680/453;" src="https://dogubayazitgazetesi.com/resimler/2026-8/28/67697181444054.webp" width="680" height="453"></figure><figure class="image"><img style="aspect-ratio:680/453;" src="https://dogubayazitgazetesi.com/resimler/2026-8/28/565231130788511.webp" width="680" height="453"></figure><p> </p><figure class="image"><img style="aspect-ratio:680/510;" src="https://dogubayazitgazetesi.com/resimler/2026-8/28/97616159429840.webp" width="680" height="510"></figure><figure class="image"><img style="aspect-ratio:680/453;" src="https://dogubayazitgazetesi.com/resimler/2026-8/28/100695105491334.webp" width="680" height="453"></figure><figure class="image"><img style="aspect-ratio:680/453;" src="https://dogubayazitgazetesi.com/resimler/2026-8/28/45288971830914.webp" width="680" height="453"></figure><figure class="image"><img style="aspect-ratio:680/420;" src="https://dogubayazitgazetesi.com/resimler/2026-8/28/53429833355126.webp" width="680" height="420"></figure><figure class="image"><img style="aspect-ratio:680/591;" src="https://dogubayazitgazetesi.com/resimler/2026-8/28/488201650898740.webp" width="680" height="591"></figure><figure class="image"><img style="aspect-ratio:680/453;" src="https://dogubayazitgazetesi.com/resimler/2026-8/28/75276312374145.webp" width="680" height="453"></figure><p> </p><h2> </h2></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.dogubayazitgazetesi.com/kilerciden-dogubayazit-cikarmasi-adalet-teskilat-ekonomi-esnaf-ve-genclerle-bulustu</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 18:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogubayazitgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogubayazit-com/resimler/2026-8/28/575461192649926.webp" type="image/jpeg" length="10412"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek: "(İdris Naim Şahin) Söyledikleri ile dosya içeriği uyuşmuyor"]]></title>
      <link>https://www.dogubayazitgazetesi.com/bakan-gurlek-idris-naim-sahin-soyledikleri-ile-dosya-icerigi-uyusmuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogubayazitgazetesi.com/bakan-gurlek-idris-naim-sahin-soyledikleri-ile-dosya-icerigi-uyusmuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in üstüne tahsisli araçlara ilişkin, "Bakan Bey şöyle bir ifade kullanmıştı;]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2 style="margin-left:0px;text-indent:0px;"><span class="text-small" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">’Sadece ben İstanbul’a geldiğim zaman bu aracı kullanıyorum, otoparkta duruyor’ öyle değil. Bu araç uzun süreden beri Mehmet Özmen tarafından kullanılıyor. İki araç daha var. Bir tane aracı da aynı şekilde bu örgütle irtibatlı bir kişi var, ona veriyor kullanması için. Bu konu hakkında araştırıyoruz ama Bakan Bey’in söyledikleri ile dosya içeriği uyuşmuyor" dedi.</span></h2><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Adalet Bakanı Akın Gürlek, özel bir televizyon programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Alihan Kuriş Suç Örgütü’nün finansal hareketleri hakkında konuşan Bakan Gürlek, "Paraları yurt dışına çeşitli şekilde çıkartıyorlar. Özellikle biliyorsunuz, umre ile ilgili bunların bir şirketi var, Hisar Turizm. Özellikle umre görevini yerine getirmek isteyen kendi mensupları üzerinden elden para veriyorlar. İşte bunların başındaki hocalara elden para verip daha sonra bu şekilde paralar yurt dışına çıkıyor. Yurt dışına da bunlar, sizin söylediğiniz gibi, yurt dışında Köln’de, Almanya’da bir yapılanma var. Çok büyük bir orada merkezlerini oraya taşıdıkları, orada kurmak istiyorlar. Bunlarla ilgili başsavcılığımızın çalışmaları devam ediyor" açıklamasında bulundu.</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>"Kendilerine bir kaymaklı yaşam tarzı kurduklarını görüyoruz"</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Alihan Kuriş ve ailesinin 180 civarında taşınmazının olduğunu belirten Gürlek, "Alihan Kuriş, 1982 doğumlu. Çok genç yaşta, sizin de az önce söylediğiniz gibi annesi Ayşe Gülderen Kuriş, diğer kardeşi Hilmi Kuriş o da daha sonradan yakalandı biliyorsunuz. Burada örgüt yönetiminin, aslında örgütün tabanındaki insanların dini duygularını, özellikle vatandaşlarımızın dini duygularını sömürerek kendilerine bir kaymaklı yaşam tarzı kurduklarını görüyoruz" ifadelerini kullandı.</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>"Alihan Kuriş, silsileye aykırı bir şekilde başa geçiyor"</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Bir dini grup ya da bir dini yapılanmaya yönelik bir operasyon yapılmadığını vurgulayan Bakan Gürlek, "Ahmet Arif Denizolgun’un ölümünden sonra normalde silsileye aykırı bir şekilde Alihan Kuriş başa geçiyor ve Alihan Kuriş başa geçtikten sonra da özellikle örgütün bir ana kademesinde değişiklik oluyor. Bu şekilde bir suç örgütü var. Burada kara para aklama suçu var, örgüt kurma ve yönetme, aynı şekilde devlet aleyhine bir dolandırıcılık suçu iddiası var. Bu tamamen suç örgütünün bir yapılanmasına ilişkin operasyon, mali bir operasyon. Burada dediğim gibi yani bu soruşturma giderek derinleşiyor. Yani yeni dalgalar olur mu, o başsavcılığımızın takdirinde" şeklinde konuştu.</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>"Alihan Kuriş başa geçtikten sonra birden örgüt içerisindeki yapılanma değişiyor"</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Eski Bakan Arif Ahmet Denizolgun’un ölümünün şüpheli bir ölüm olduğu konusunda önemli şüphelerin olduğundan bahseden Bakan Gürlek, şunları kaydetti:</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">"Arif Ahmet Denizolgun’un ölümü üzerinde bir şüphe duydu Bakırköy Başsavcılığımız. Bu konuda zaten daha önce de şikayetler vardı. Özellikle sizin söylediğiniz gibi; doğal bir ölüm mü, yoksa dışarıdan müdahaleyle bir ölüm mü olup olmadığı konusunda fethi kabir yapıldı, örnekler alındı. Ama tabii burada şüpheli durumlar var, tanık beyanları da var, içeriden itirafçı beyanları da var. Çünkü Arif Ahmet Denizolgun öldükten veya öldürüldükten sonra zaten yapılanma değişiyor. Normalde Alihan Kuriş 36 yaşında, çok genç yaşta başa geçiyor. Zaten Alihan Kuriş başa geçtikten sonra birden örgüt içerisindeki yapılanma değişiyor. Bu konuda tabii Başsavcılığımız soruşturma başlattı. Bildiğim kadarıyla tanıkları dinliyor, bir araştırma yapıyor. Aynı zamanda dosyaya sunulan bir adli tıp raporu da var; burada bir şüpheli ölüm olduğuna ilişkin. Ama tabii şu an kesinleşecek durum Adli Tıp Kurumunun raporudur. Bu rapor ne zaman çıkar bilmiyoruz ama kısa sürede çıkacağını düşünüyoruz. Tabii bu Adli Tıp raporuna göre Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının başlatmış olduğu ve devam eden soruşturmanın seyrinde değişiklik olacaktır. Sizin de az önce söylediğiniz gibi boğazda ekimozlar var, bir boğulma iddiası var, daha sonra olaya geç müdahale edilmesi ve sağlık ekiplerine haber verilmeme durumu var. Bunların hepsi araştırılıyor. Başsavcılığımız çok ayrıntılı bir soruşturma yürütüyor, biz süreci takip ediyoruz. Bu konuda Adli Tıp raporu çıktıktan sonra muhtemelen yeniden beyanlar alınacaktır, yeni şüphelilerin beyanları alınacaktır ya da yeni operasyonlar yapılacaktır."</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>"Adana Başsavcılığımız arama kararını vermeden önce bütün ana bilgisayarları söktüklerini tespit ettik"</strong></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Alparslan Kuytul Suç Örgütü’ne yönelik operasyon hakkında konuşan Gürlek, "Alparslan Kuytul ve etrafında kümelenen şahısların yapmış olduğu eylemler var, suç örgütü var. İnsanlardan zorla, tehditle, şantajla senet imzalatmalar, para almalar, istihbarat örgütü gibi kayda almalar, bunlar devam ediyor, Adana Başsavcılığımız derinleştiriyor. Özellikle biz arama kararı vermeden önce, yani daha doğrusu Adana Başsavcılığımız arama kararı vermeden önce bir şekilde öğrenip bütün ana bilgisayarları söktüklerini tespit ettik. Yani başsavcılığımız ikametlerde arama yaptığı zaman bütün bilgisayarların kasalarının sökülmüş vaziyette olduğunu tespit etti. Bu örgütün ciddi bir istihbarat ağı olduğunu gösteriyor" diye konuştu.</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Alihan Kuriş Suç Örgütü soruşturması ile Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin soruşturmanın ayrı iki soruşturma olarak yürütüldüğünü ifade eden Bakan Gürlek, "İki soruşturmamız var. Ankara merkezde, özellikle Alihan Kuriş suç örgütüne ilişkin yürütülen bir soruşturma var. Bir de Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan, Arif Ahmet Denizolgun’un ölümüne ilişkin bir soruşturma var.. Biz süreci takip ediyoruz. Muhtemelen soruşturma derinleşecek. Şu an tabii soruşturma sürecinde sürekli olarak ihbarlar yapılıyor. Mağduriyeti olan, iyi niyetle yardım edip de daha sonradan bu iyi niyet duygularının sömürüldüğünü düşünen vatandaşlarımızın başvuruları oluyor. Örgüt içerisinden de etkin pişmanlıkta bulunanlar oluyor. En son gözaltı dalgasında da etkin pişmanlıkta önemli beyanlar oldu. İlk dalgada da önemli beyanlar oldu. Başsavcılığımız bunları takip ediyor; hem Bakırköy hem Ankara Başsavcılığımız. Yani soruşturma muhtemelen derinleşecektir. Biz de takip ediyoruz" dedi.</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>"Glooper isimli bir yazışma programı kullanıyorlar"</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Alparslan Kuytul Suç Örgütü ile ilgili "FETÖ’nün kullandığı ByLock gibi şifreli bir mesajlaşma programı kullandıkları yansımıştı. Bu ne ifade eder, onu da size sormak isteriz. Alparslan Kuytul örgütünde böyle bir veri var mı?" şeklindeki soruya Bakan Gürlek, "Alparslan Kuytul örgütünde böyle bir veri yok. Ama sizin söylediğiniz gibi Alihan Kuriş suç örgütünde Glooper isimli bir yazışma programı kullanıyorlar. Bu tamamen dışarıdan, kendi aralarında gizliliğe riayet edilerek oluşturulan bir program. Bir dini yapılanma ve dini cemaat niçin kendi mensuplarıyla yazışmak için böyle bir program kullansın? Ayrıca ‘Tek Kayıt’ diye bir muhasebe programı var, bununla ilgili çalışıyoruz. En son yapılan 54 kişilik gözaltıda ‘Tek Kayıt’ muhasebe programına ilişkin kişiler de alındı. Burada özellikle muhasebe kayıtları üzerinden sahte belge oluşturarak paraların yurt dışına çıkartılması, daha sonradan sisteme sokulması konusunda anladığım kadarıyla bir çalışma yapıyorlar. Bununla ilgili süreç devam ediyor" cevabını verdi.</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>"O çakarlı araba maalesef eski bir bakanımızın çıktı"</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Eski Bakan İdris Naim Şahin’in üstüne tahsisli araç hakkında konuşan Bakan Gürlek, şunları kaydetti:</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">"Alihan Kuriş suç örgütüne dönmek gerekirse, biliyorsunuz diğer kardeşi uzun bir süre takipten sonra yakalandı. Özellikle Marmaris Bozburun’dan bir tekne ile yurt dışına çıkma faaliyetinde bulunduğu sırada yakalandı. Tabii burada maalesef bir çakarlı araba mevzusu var. Tahsisli bir araç var, o da bizim takibimizdeydi. Biz özellikle telefon baz istasyonlarının, Mehmet Özmen’di anladığım kadarıyla ismi, Mehmet Özmen isimli şahsın bir çakarlı arabayı kullandığını gördüğümüzde takibe aldık. Ama tabii o çakarlı araba da maalesef eski bir bakanımızın çıktı."</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>"Bakan Bey’in söyledikleri ile dosya içeriği uyuşmuyor"</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">İdris Naim Şahin’in söyledikleri ile dosya içeriğinin uymadığına dikkati çeken Bakan Gürlek, "İdris Naim Şahin Bakanımızın bunu yapmaması lazımdı. Ben daha sonraki beyanlarını da okudum. Özellikle kiralamaya verdiğini, kiralama yoluyla bu aracı verdiğini söylüyor ama Bakan Bey’in söyledikleri ile dosyadaki kayıtlar birbirini tutmuyor. Çünkü söz konusu şirket bir kiralama şirketi değil. Yani burada tamamen şahsa özgü bir araç verilmiş. Burada trafikte geçiş üstünlüğü olan araçların ruhsatları şu şekilde tescil ediliyor: Bir şahıs üzerineyse, benim üzerime bir araç varsa tescil ediyoruz ya da kiralama şirketinin üzerine tescil ediyoruz. Burada da Bakan Bey’in söyledikleri tutmuyor birbirini. Kiralama şirketi yok. Bu araç, özellikle biz aracın HTS-PTS kayıtlarına baktığımız zaman, Bakan Bey şöyle bir ifade kullanmıştı İdris Naim Şahin; ’Sadece ben İstanbul’a geldiğim zaman bu aracı kullanıyorum, otoparkta duruyor’ öyle değil. Bu araç uzun süreden beri Mehmet Özmen tarafından kullanılıyor. İki araç daha var. Bir tane aracı da aynı şekilde bu örgütle irtibatlı bir kişi var, ona veriyor kullanması için. Bu konu hakkında araştırıyoruz ama Bakan Bey’in söyledikleri ile dosya içeriği uyuşmuyor, ben bunu söylemek istiyorum" şeklinde konuştu.</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>"Vatandaşlarımızı, devlet kurumları güvensiz gibi bir algı çizerek AHBAP’a yönlendirdiler"</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">AHBAP soruşturmasında 3 dalga yapıldığını, 37 kişinin ise şu an tutuklu olduğunu kaydeden Gürlek, "Tabii burada aynı şekilde vatandaşlarımızın dini duyguları rencide edilmişti. Buradaki vatandaşımızın da tamamen iyi niyetli duyguları rencide edilerek bir örgüt var; Haluk Levent AHBAP suç örgütü. Burada başsavcılığımız devam ediyor operasyona. Yeni bilgi, belgeler olabilir, soruşturma derinleşebilir. Burada maalesef o zamanlar özellikle deprem zamanı biliyorsunuz bazı ünlüler, sanat camiası sosyal medyada sanki devlet görevlileri işini yapamıyor ya da devlet kurumları çalışmıyor ya da devlet kurumları güvensiz gibi bir algı çizerek AHBAP’a yönlendirdiler vatandaşlarımızı" ifadelerini kullandı.</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>"Haluk Levent bir kumar sarmalına düşüyor"</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Yeni gözaltılar ya da soruşturma konusunda yeni dalgaların olabileceğini açıklayan Bakan Gürlek, "Haluk Levent bir kumar sarmalına düşüyor. 245 milyon dolar deprem zamanı toplanan para bu. Özellikle bu paraların savcılık bir bilirkişi heyeti kurdu. Bu paraların hangi amaçla harcandığı konusunda bir tespit yapmaya çalışıyor. Gerçekten işte yardım yapıldı mı, işte deprem konutları yapıldı mı. Ama gördüğümüz, ilk gördüğümüz maalesef bu böyle değil. Burada bir sistem kurulmuş, aynı şekilde Haluk Levent taşınmazları üçüncü bir şahsa devrediyor. Burada da vatandaşlarımızın aynı şekilde iyi niyetli duyguları tamamen sömürülmüş. Yani deprem zamanı siz de biliyorsunuz; burada insanlarımız, öğrencilerimiz kumbarasındaki parayı yatırdılar. İnsanlarımız, Türk milleti insanı her zaman yardımseverdir. Bu konuda insanlarımız elinden geldiğince yardım etmeye çalıştı. Ama maalesef biz burada da, aynı az önce Alihan Kuriş suç örgütünde gördüğümüz gibi, burada da vatandaşlarımızın iyi niyetlerinin maalesef suistimal edilerek paraların bir şekilde boşaltıldığını tespit ettik. İstanbul Başsavcılığı bu konuda yeni beyanlar da aldı" diye konuştu.</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>"Dinlenen şahısların beyanları bir iç hesaplaşmayı gösteriyor"</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü davasına ilişkin mahkemelerin siyaset arenası olmadığını belirten Bakan Gürlek, "Orada siyasi şov yapamazsınız. Orada hakkınızda isnatlar vardır; o isnatlara ilişkin savunma yaparsınız. Ekrem İmamoğlu orayı sanki bir siyaset arenasına uzun zamandan beri çeviriyordu. Ben de elimden geldiğince takip etmeye çalışıyorum; şu an özellikle dinlenen şahısların beyanları bir iç hesaplaşmayı gösteriyor. En son Muzaffer Beyaz dinlendi, Ertan Yıldız dinlendi, Adem Kameroğlu dinlendi. Bunlar açık açık Ekrem İmamoğlu’nun kurmuş olduğu sisteme paraların nasıl aktarıldığını Ertan Yıldız anlattı. Tabii burada da doğal olarak sanık Ekrem İmamoğlu ile bu şahıslar arasında bir gerginlik oluyor. Ama şöyle: Bunlar aynı zamanda daha önceden savcılık aşamasında etkin pişmanlıktan faydalanan kişilerdi. Biliyorsunuz, burada sürekli olarak ’İşte zorla bu şahısların beyanları alındı, savcılık baskı yaptı, ailesini tehdit etti’ gibi söylemleri kullandılar. Ama şu an özellikle mahkeme salonunda, savcılık aşamasında dinlenen şahısların aynı beyanları tekrar ettiklerini görüyoruz. Tabii burada da dediğim gibi, yani Ekrem İmamoğlu’nun üzerine isnat edilen eylemlerle ilgili mahkeme sorular soruyor, savcı sorular soruyor. Bu sorulardan dolayı Ekrem İmamoğlu doğal olarak bir gerginlik çıkartıyor" açıklamasında bulundu.</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>"Ekrem Bey’e şu an halen ‘Yargılama canlı yayınlansın’ iddiasının arkasında durup duramayacağını sormak istiyorum"</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü davasında, tutuksuz sanıkların dinlenmesine geçildiğini ifade eden Bakan Gürlek, "En başta bu dava açıldığı zaman ’Bu yargılama canlı yayında yayınlansın, biz kendimize güveniyoruz’ diye bir söylem vardı. Acaba Ekrem Bey’in şu an halen aynı söylemin, aynı iddiasının arkasında durup durmayacağını sormak istiyorum. Çünkü burada gerçekten herkes anlatıyor. Biliyorsunuz, etkin pişmanlıktan faydalanan kişi ileride hakimin takdirine göre, mahkeme başkanının takdirine göre verilecek ceza indirilebiliyor. Bu önemli. Sonuçta bu saatten sonra oradaki şahıs da gerçekleri söylemek istiyor. Bunların zaten savcılık aşamasında dinlenmişti. Özellikle Ertan Yıldız’dır, Muzaffer Beyaz’dır, Adem Kameroğlu’dur; bunların hepsi savcılık aşamasındaki beyanlarını mahkemede de tekrar ettiler. Bu şekilde devam eden bir süreç var. Mahkeme haftanın dört günü duruşma yapıyor. Şu an tutuksuz sanıkların dinlenmesine geçildi bildiğim kadarıyla" şeklinde konuştu.</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>"FETÖ’nün bir organizasyon halinde eylem yapmış olduğunu gördük"</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Muhsin Yazıcıoğlu davasına ilişkin konuşan Bakan Gürlek, "Bir helikopter kazası olarak dosya bekliyordu. Ankara Başsavcılığımız bu dosyayı çekti. Burada aslında baktığınız zaman, geniş pencereden baktığınız zaman bir FETÖ’nün bir organizasyon halinde eylem yapmış olduğunu gördük. Çünkü eyleme götüren çok fazla, FETÖ ile irtibatlandıran çok fazla olay var. İşte uçak pilotu, pilotun eşi, daha sonra kazadan önce yani rahmetlinin, Muhsin Yazıcıoğlu’nun vefatından birkaç gün öncesinde Elazığ’da pilotun da dahil olduğu işte örgütün mahrem imamlar toplantısı. Bakın şunun altını çizmek istiyorum: Adil Öksüz bu toplantıya katılıyor. Kemal Batmaz bu toplantıya katılıyor. Adil Öksüz’ün kim olduğunu biliyorsunuz; darbenin ana sorumlularından birisi ve Muhsin Yazıcıoğlu’nun cinayeti diyoruz artık şu an, çünkü çok kuvvetli şüpheler var. Cinayetten bir gün önce Adil Öksüz Türkiye’den dışarı çıkıyor. Bakın çok önemli, bu 15 Temmuz’da da yaşanmıştı biliyorsunuz. FETÖ ile çok irtibatlı eylemler var. Özellikle pilotun eşinin biliyorsunuz Adil Öksüz’ün evinde parmak izi çıktı. Pilotun mahrem imamlarla, Adil Öksüz ve Kemal Batmaz’la birlikte Elazığ’da toplantılara katıldığı çıktı. Bunlarla ilgili şu an yapılan ilk operasyon, birinci dalga genelde FETÖ eylemi yapan örgüt mensupları, askeri personelle ilgili. Başsavcılığımız çalışıyor, muhtemelen operasyon derinleşecektir, soruşturma derinleşecektir. Sonuna kadar takip ediyoruz. Özellikle Muhsin Yazıcıoğlu gerçekten Türkiye’nin yetiştirmiş olduğu nadide bir insandı. Ben de çok severdim, güçlü bir liderdi. Burada hem kamu vicdanını tatmin eden hem de ailenin vicdanını tatmin eden bir soruşturma yürütmeye çalışıyoruz" ifadelerini kullandı.</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>"Hangi davanın ne kadar sürede karara bağlanacağı artık yazılı"</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">"Alo Adalet 135" hattı hakkında bilgi veren Bakan Gürlek, "İnşallah adli tatilden sonra, Eylül ayında da, 1 Eylül’de de Alo Adalet 135 vatandaşlarımızın doğrudan arayıp, özellikle dosyasının akıbetini sorabileceği, dosyasının hangi aşamada olduğunu öğrenebileceği. 135 numaralı hat ya da işte internetten başvurabileceği, mail yoluyla başvurabileceği ya da bizzat adliyelerde irtibat ofislerine giderek başvurabileceği bir alan kurduk. Nasıl vatandaş kendi davasının kısa sürede yani bir hakim, savcı kısa sürede bitmesini istiyorsa, vatandaşın da böyle bir hakkı var. Bu konuda önemli adımlar attık. Zaten özellikle yargının etkinliği ve verimliliği konusunda hedef süre koyduk. Hangi davanın ne kadar sürede karara bağlanacağı artık yazılı. Yani hakimin şahsından kaynaklanmayan bir gerekçe yoksa burada bir şey demeyeceğiz. Ama eğer hakim 9 aylık sürede bu davayı karara bağlamamışsa hakimle ilgili artık gerekli işlemi yapacağız. Yapay zekayı da kullanıyoruz anlık olarak. Burada o dosyanın niye geciktiği, niye karara bağlanmadığı konusunda HSK (Hakimler Savcılar Kurulu) ile birlikte de bir irtibatımız var. Onlar da takip edebiliyor" açıklamasında bulundu.</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>"Eğer ortada bir eylem, cinayet veya bir suç varsa mutlaka bunun bir faili de vardır"</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Faili Meçhul Suçları Araştırma Bürosu ve Gülistan Doku cinayeti hakkında bilgi veren Bakan Gürlek, şunları kaydetti:</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">"Faili Meçhul Suçları Araştırma Bürosu, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kuruldu. Ben uygulamadan geldiğim için burada bir eksiklik olduğunu fark etmiştim.Tabii ilk başta Gülistan Doku olayıyla başladı bu süreç. Gülistan Doku; gencecik, hayatının baharında, geleceği olan bir kız evladımızdı. Ailesi gerçekten çok mağdurdur, biz olaydan etkilenmiştik. Tunceli Başsavcılığımızın elinde bazı tespitler vardı. Operasyon yapıldı ve güzel sonuçlar oldu. Burada maalesef Vali Bey ve oğlu, biliyorsunuz, bazı kamu görevlileri özellikle delil karartmaktan dolayı tutuklandı. Eğer ortada bir eylem, cinayet veya bir suç varsa mutlaka bunun bir faili de vardır."</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>"1 Eylül’de, 3 pilot ilde ALO Adalet 135 hattıyla irtibat bürolarımızı faaliyete geçiriyoruz"</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Vatandaşın kendi davasının kısa sürede bitirilmesini istemesinin en doğal hakkı olduğunu vurgulayan Bakan Gürlek "Eylül’de, 1 Eylül’de 3 ilde, 3 pilot ilde özellikle ALO Adalet 135 hattıyla irtibat bürolarımızı faaliyete geçiriyoruz. Ekim ayında da tüm Türkiye’de faaliyete geçecek. Yani şu demek; vatandaş aradığı zaman yapay zeka yoluyla vatandaşımızın bilgileri, dosya bilgileri alınacak. Burada vatandaşımıza bir geri dönüş sağlanacak. Çok önemli. Yani bir muhatap hissedecek vatandaş. Özellikle ’Benim boşanma davam 4 yıl devam etti, halen karara bağlanmadı.’ Burada sistem otomatik olarak, İstanbul Adliyesi örneğinden veriyorum, İstanbul Komisyon Başkanlığına uyarı gidecek. 14. Aile Mahkemesi, örnek veriyorum, 14. Aile Mahkemesi hakimi ile komisyon başkanımız görüşecek. Diyecek ki, "Böyle bir şikayet var. Normalde bu davanın 1 yılda karara bağlanması lazım, 4 yıldan beri devam ediyor. Yani bu dava uzamış, neden uzadı? Eğer burada hakimin şahsından kaynaklanan bir şey varsa, bir sorumluluk varsa HSK devreye girip hakim hakkında ilgili süreci başlatacak. Biz kesinlikle bu konuda hassasız ve uygulamada geldiği için, özellikle yasal pakette de, kabul edilen yasal pakette de önemli düzenlemeler yaptık. Bir kısmı yasa ile olmayan düzenlemeleri de yargının etkinliği bürosu gibi HSK, Hakimler Savcılar Kurulu tarafından yürürlüğe geçireceğiz. 12.Yargı Paketinde de bir kısmını çözdük, Ekim ayındaki pakette de özellikle boşanma davalarında ağır kusur halini kaldırdığımız zaman ben inanıyorum ki 2 ayda, 3 ayda boşanma davaları karara bağlanacak" şeklinde konuştu.</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>"Bizim amacımız, devletin bu işlerin peşini sonuna kadar bırakmadığını göstermektir"</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">4 ay önce Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Birimi kurulmasıyla 46 olayın aydınlatıldığını belirten Bakan Gürlek, "Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde, başında bir hakim ve savcı arkadaşımızın olduğu bir birim kurduk. Bu birim şunları yapıyor: Özellikle cinayet ve toplumda derin iz bırakan faili meçhul cinayet dosyalarını aldık. Yaklaşık 690 civarında dosyamız var. Bu birim sürekli olarak bu dosyalarla ilgileniyor ve ilgili başsavcılarımızla toplantılar yapıyor. Biz bir anlamda burada yol göstericiyiz. Sıcağı sıcağına toplanması gereken ancak maalesef zamanında toplanmamış deliller oluyor. Özellikle bu birimin hareket alanı geniş. Gerektiğinde alanında uzman özel ekip kurup sahada inceleme yapabiliyoruz. Nitekim bunu biliyorsunuz Tunceli’de yaptık; özel bir ekip kurduk ve arkadaşlarımız sahaya gitti. Özellikle cinayete kurban giden Gülistan kardeşimizin mezarının bulunması için birçok yerde araştırma ve inceleme yaptı, barajda incelemelerde bulundu. Buradaki teknik ekip sahaya da gidiyor, başsavcılarımızla sürekli toplantılar da yapıyor. Bu çalışma aslında farklı bir bakış açısı sunuyor. Biz sadece şunu kararlılıkla vurguluyoruz: Burada bir cinayet varsa devlet bunun failini mutlaka bulmak zorundadır. Vatandaşların adalete ve devlete olan güveni de burada başlıyor. Biz bu konuda kararlı olduğumuzu, olayın sonuna kadar gidilmesi gerektiğini başsavcı arkadaşlarımıza söylüyoruz. Çünkü kamuoyunda ve kamu vicdanında tatmin edici olmayan bir olay olduğu zaman derin izler bırakıyor. Bizim amacımız, devletin bu işlerin peşini sonuna kadar bırakmadığını ve günü geldiğinde bu şahısları adaletin önüne teslim edeceğini göstermektir. Faili Meçhul Suçlar Bürosu bunu yapıyor. Güzel işler de başardık; bu konuda toplumun her kesiminden olumlu geri dönüşler aldık. Arkadaşlarımız gece gündüz demeden dosya bazlı çalışıyor, teknik ekipler kurup olay yerinde incelemeler yapıyor ve başsavcılarımızla sürekli istişare halinde bulunuyorlar. İnşallah yakın zamanda bazı olaylar da çözülebilir" diye konuştu.</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>"Sosyal medyayı maalesef suç örgütleri çok yoğun bir şekilde kullanıyor"</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Sosyal medyanın çok büyük bir güç olduğunu vurgulayan Bakan Gürlek, "Oradan hesaplar açılıyor, itibar suikastları yapılıyor. Buranın kuralları yok. Yani bizim istediğimiz aslında sosyal medyada bir kural olsun, herkes bu kuralı bilsin. Buradan sahte hesap açarak, anonim hesap açarak ya da fake hesap açarak kimseye iftira atılmasın, itibar suikastları yapılmasın. Sadece bu anlamda da düşünmemek lazım. Sosyal medyayı maalesef suç örgütleri de kullanıyor, son zamanlarda çok yoğun bir şekilde kullanıyor. Burada biz sosyal medya hesabını kimin açtığını özellikle anahtar modeliyle, T.C. kimlikle kimin açtığının bir kere burada. Siber Başkanlığımız biliyorsunuz şu an yasalaştı. O Siber Başkanlığımızda bilgiler olacak. Her suçta da değil. Vatandaşlarımızda şöyle bir tereddüt var: ‘Benim sosyal medya hesaplarım... İşte platform sunucuları genelde biliyorsunuz yabancı menşeili, onlara mı verilecek? Yabancı istihbaratın eline mi geçecek?’ Öyle bir şey yok. Bunlar kesinlikle devlette kalacak ve her sosyal medya kullanıcısının hesabı. Mutlaka öyle bir şey yok. Eğer bir suç varsa biz katalog suçları belirledik bu suçlar işlendiği konusunda savcılıkta ya da mahkemede bir soruşturma, bir dava varsa, savcılık ya da mahkeme Siber Başkanlığına yazdığı zaman o hesabın kimin kullandığı bilgileri gelecek" dedi. (iha)</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.dogubayazitgazetesi.com/bakan-gurlek-idris-naim-sahin-soyledikleri-ile-dosya-icerigi-uyusmuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 08:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogubayazitgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogubayazit-com/resimler/2026-8/28/506731692794494.webp" type="image/jpeg" length="84307"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Diyarbakır anneleri PKK ve uzantısı YPG-SDG’nin feshini değerlendirdi]]></title>
      <link>https://www.dogubayazitgazetesi.com/diyarbakir-anneleri-pkk-ve-uzantisi-ypg-sdgnin-feshini-degerlendirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogubayazitgazetesi.com/diyarbakir-anneleri-pkk-ve-uzantisi-ypg-sdgnin-feshini-degerlendirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diyarbakır’da, eski HDP İl Başkanlığı binası önünde oturma eyleminde olan aileler, PKK ve Suriye’deki uzantısı YPG-SDG’nin kendini feshetmesini değerlendirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2 style="margin-left:0px;text-indent:0px;"><span style="color:hsl(0, 0%, 0%);"> Annelerden Ayşegül Biçer, barışın ilk adımını 8 yıl önce Diyarbakır annelerinin attığını belirterek, "Gayret ve mücadeleleriyle bugün bu noktaya gelinmiştir" dedi.</span></h2><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">"Terörsüz Türkiye" sürecinde her eşik bir bir aşılıp geride bırakılıyor. PKK’nın kendini feshetmesinin ardından devam eden süreç, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifinin kabul etmesiyle devam etmişti. Bu süre zarfında Suriye’de bulunan terör örgütü YPG-SDG de önceki gün kendisin feshettiğini ve Suriye devlet kurumlarına entegre olacaklarını açıklamıştı. Diyarbakır anneleri ise tüm bu süreçlerden memnun olduklarını, biran önce evlatlarına kavuşmayı beklediklerini değerlendirdi. Oturma eyleminde bulunup evladına kavuşan annelerden Ayşegül Biçer, 3 Eylül 2019’da anne yüreğiyle HDP İl binası önünde oturan annelerin andı olduğunu, PKK’yı annelerin bitireceğini, Kandil Dağına çocukların geleceğini inşa edeceklerini söylediklerini anımsattı. Kandil ve Suriye’de terör örgütü PKK’yı bitirdiklerini söylen Biçer, "YPG-SDG kendini feshettiğini açıkladı. Öncelik Diyarbakır annelerinin çocukları olsun istiyoruz. 3 Eylül 2026’da Diyarbakır annelerinin evlat nöbetinin 8’inci yılı olacak. Burada devlet büyüklerimize de çağrıda bulunmak istiyoruz. Eğer çocuklarımız gelip teslim olacaksa veyahut çocuklarımız teslim edilecekse bunun öncelik Diyarbakır annelerinin evlatları olsun istiyoruz. Burada 8 yıldır feryat figan eden annelerimiz var unutulmamalıdır. Aslında barışın ilk adımını 8 yıl önce Diyarbakır anneleri atmıştır. Gayret ve mücadeleleriyle bugün bu noktaya gelinmiştir. Buradan da emeği geçen herkese ayrı ayrı teşekkür ediyoruz’’ dedi.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Ayten Elhaman ise oğlu Bayram için burada olduğunu, 7 yıldır anne ve babalar olarak burada olduklarını ifade etti. Cumhurbaşkanı ve Devlet Bahçeli sayesinde bütün evlatların gelmesini beklediklerini kaydeden Elhaman, "Oturduğumuz günden beri hep söylüyoruz. İnşallah bütün evlatlar gelir. 81 evlat ailesine kavuştu, inşallah bende evladıma kavuşurum. Öncelik bizim çocuklarımız olsun. İnşallah terör biter. PKK’nın Suriye’de, Irak’ta, nerede olursa olsun bitsin. Bu topraklar hepimizin, bu bayrak hepimizin. Feshedilmesine de sevindik" diye konuştu.</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Bedriye Uslu da oğlu Mahmut için hep burada olduğunu, umudunu hiç yitirmediğini belirterek, "Cumhurbaşkanımız, Devlet Bahçeli bu süreci başlattı. İnşallah devamı gelir, çocuklar teslim olacaklar. Suriye’deki de silah bırakmış. Dünya güllük gülistan olacak. Ölmeden önce evladımı görmeyi hak ediyorum" şeklinde konuştu. (iha)</span></p><p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.dogubayazitgazetesi.com/diyarbakir-anneleri-pkk-ve-uzantisi-ypg-sdgnin-feshini-degerlendirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 27 Aug 2026 21:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogubayazitgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogubayazit-com/resimler/2026-8/27/92137973005054.webp" type="image/jpeg" length="75774"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP Sözcüsü Sarı: "Mansur Bey, CHP’nin kurumsal kimliğinin içinde siyaset yapmaya karar vermiş durumdadır"]]></title>
      <link>https://www.dogubayazitgazetesi.com/chp-sozcusu-sari-mansur-bey-chpnin-kurumsal-kimliginin-icinde-siyaset-yapmaya-karar-vermis-durumdadir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogubayazitgazetesi.com/chp-sozcusu-sari-mansur-bey-chpnin-kurumsal-kimliginin-icinde-siyaset-yapmaya-karar-vermis-durumdadir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Sözcüsü Sarı: "Mansur Bey, CHP’nin kurumsal kimliğinin içinde siyaset yapmaya karar vermiş durumdadır"]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2 style="margin-left:0px;text-indent:0px;"><span style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Dolayısıyla ondan başka bir açıklama duymadıkça bunu böyle kabul etmek gerekir" dedi.</span></h2><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">CHP’nin Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Toplantısı ve Parti Meclisi (PM) Toplantısı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıların ardından açıklamalarda bulunan CHP Sözcüsü Müslim Sarı, MYK ve PM toplantılarında ekonomiden dış politikaya, belediyelere yönelik yargı süreçlerinden parti içi yapılanmaya kadar birçok başlığın değerlendirildiğini söyledi. CHP’de kongre sürecinin Eylül’de başlatılacağını açıklayan Sarı, parti içi demokrasinin güçlendirilmesi, ön seçimlerin zorunlu hale getirilmesi ve tüzük kurultayı yapılması yönündeki görüşlerini de paylaştı. Sarı, başka siyasi partilerle hareket eden CHP’lilerin disipline sevk edildiğini belirtti.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>"SDG’nin Suriye ordusuna katılım sürecini olumlu karşılıyoruz"</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">SDG’nin Suriye ordusuna katılım sürecini olumlu karşıladıklarını ve bu durum neticesinde Türkiye’nin de olumlu senaryolar yaşayacağının altını çizen Sarı, "MYK’mızın gündemine her zaman özellikle güvenlik bağlantılı ve dış politika bağlantılı değerlendirmeler gelmektedir. SDG’nin Suriye ordusuna katılım sürecini olumlu karşılıyoruz, doğru buluyoruz. İyi bir haber olarak değerlendiriyoruz. Çok fazla ayrıntıya sahip olmamakla beraber Terörsüz Türkiye süreciyle başlamış olan sürecin de doğru istikamette ilerlemesi açısından önemli bir adım olarak görüyoruz. Suriye’de üniter devlet yapısının korunması, buradaki bütün halkların en iyi şekilde temsil edilmesi ve tek bir Suriye Devleti’nin Türkiye’nin bekası açısından da çok önemli olduğunu değerlendiriyoruz" diye konuştu.</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>"Mansur Bey, CHP’nin kurumsal kimliğinin içinde siyaset yapmaya karar vermiş durumdadır"</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın CHP’den ayrılıp Yeni Parti’ye geçeceği iddiaları üzerine Sarı, "Mansur Bey konusuna bir kere daha açıklık getireyim. Bunu defalarca söyledim. Mansur Bey, CHP’nin kurumsal kimliğinin içinde siyaset yapmaya karar vermiş durumdadır. Dolayısıyla ondan başka bir açıklama duymadıkça bunu böyle kabul etmek gerekir. Ben, genel başkanımız ve MYK’mızdan başka arkadaşlarımız da kendisiyle görüşüyor. Sürekli bir istişare halindeyiz. Aramızda hiçbir sorun ve problem yok" şeklinde konuştu.</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.dogubayazitgazetesi.com/chp-sozcusu-sari-mansur-bey-chpnin-kurumsal-kimliginin-icinde-siyaset-yapmaya-karar-vermis-durumdadir</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 22:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogubayazitgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogubayazit-com/resimler/2026-8/26/447981274439058.webp" type="image/jpeg" length="33851"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Süleyman Soylu’dan Rahmi Turan’a tepki: "Devletimizi, Sözcü paçavranızla karıştırmayın"]]></title>
      <link>https://www.dogubayazitgazetesi.com/suleyman-soyludan-rahmi-turana-tepki-devletimizi-sozcu-pacavranizla-karistirmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogubayazitgazetesi.com/suleyman-soyludan-rahmi-turana-tepki-devletimizi-sozcu-pacavranizla-karistirmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti İstanbul Milletvekili ve TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı Süleyman Soylu, gazeteci Rahmi Turan’ın kendisi hakkındaki ifadelerine tepki göstererek,]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2 style="margin-left:0px;text-indent:0px;"><span style="color:hsl(0, 0%, 0%);">"Devletimizi, kara parayla geliri oluşturulan ve sahibi yurt dışında kanun kaçağı olan Sözcü paçavranızla karıştırmayın" dedi.</span></h2><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">AK Parti İstanbul Milletvekili ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İçişleri Komisyonu Başkanı Süleyman Soylu, İçişleri Bakanı olduğu dönemde PKK terör örgütüne yönelik terörist sayıları vermişti. Gazeteci Rahmi Turan, "Terörle bir yere varılmaz diyorlardı" başlıklı yazısında Soylu’nun verdiği terörist sayılarını ve çerçeve yasayı eleştirdi. Kendisini eleştiren Rahmi Turan’a cevap veren Soylu, Turan’ın on yıllardır köşesini düşmanlık, kutuplaştırma, değerleri ve devleti karalama üzerine kullandığını iddia etti.</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>"Hakkımda son üç yılda ortaya atılan 4 bin 66 iftiraya bir yenisini daha eklemişsiniz"</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Rahmi Turan’ın Türkiye’de aranan bir kanun kaçağının sahibi olduğu Sözcü Grubu’nun yazarı olduğunu söyleyen Soylu, "Hakkımda son üç yılda ortaya atılan 4 bin 66 iftiraya bir yenisini daha eklemişsiniz. On yıllarca köşenizi düşmanlık, kutuplaştırma, değerlerimizi ve devletimizi karalama üzerine kullandınız. İdamına davul zurna çaldığınız Başbakan Adnan Menderes’in hatırasına ise onlarca defa yenildiniz. Menderes’ten, Demirel’den, Özal’dan, Erbakan’dan, Türkeş’ten ve Erdoğan’dan hep nefret ettiniz. Onların fikirlerini taşıyanlara kin duydunuz. Memlekete hizmet sevdalılarını hep karaladınız. Ben, çocukluğumdan itibaren bu hastalıklı zihniyeti izleye izleye büyüdüm. Bunlarla hesaplaşılacak tek bir yer vardır: Ahiret. Rahmi Turan, biliyorum kalpleriniz var anlamaz; gözleriniz var görmez; kulaklarınız var işitmez" diye konuştu.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>"İftiralarınızla çarpıtarak okuyucularınızı yanıltabileceğinizi düşünmeniz bayağılıktır"</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Türkiye’nin milletiyle, askeriyle, jandarmasıyla, polisiyle ve korucusuyla birçok terör örgütüyle mücadele ettiğini ve büyük fedakarlıklarla bu mücadeleyi başardığını vurgulayan Soylu, "Devletimiz terör örgütlerini takip eder, kayıt altında tutar; bunlara ilişkin tespit ve sayıları da İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve MİT Başkanlığı üzerinden tespit eder. Devletin ilgili kurumları bu verileri her altı ayda bir günceller. Ardından bu sayılar ve tespitler, belli periyotlarla yapılan Milli Güvenlik Kurulu toplantılarında değerlendirilir: Yurt içi tehditler, tespitler ve sayıları. Yurt dışı tehditler, tespitler ve sayıları. Yurt içi ve yurt dışı sayılarını dahi birbirinden ayırıp anlayamadığınız için devletin ilgili tüm kurumlarının ve MGK toplantılarının tespitlerini düşmanlığınız ve iftiralarınızla çarpıtarak okuyucularınızı yanıltabileceğinizi düşünmeniz bayağılıktır" dedi.</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>"Devletimizi, Sözcü paçavranızla karıştırmayın"</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Süleyman Soylu, "Devletimizi, kara parayla geliri oluşturulan ve sahibi yurt dışında kanun kaçağı olan Sözcü paçavranızla karıştırmayın. Devleti hafife alanların acziyetlerine hep şahit olduk, bugün yine şahit oluyoruz. Hem terörle mücadeleye hem de Terörsüz Türkiye’ye fitne sokmak; mücadele eden tüm kahramanlarımızın, şehitlerimizin ve gazilerimizin mücadelesini küçümseyerek yok saymak ve bühtanda bulunmak, şahsınızın acziyetine mahsustur. Okuyucularınızı on yıllarca aldattınız. Bari bu şerefli meseleye iftira atarak günahlarınızı katlamayın. Ve kendinize her dürüst adamın soracağı şu soruyu sorun: ‘Patronun kim, nerede?" ifadelerini kullandı.</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.dogubayazitgazetesi.com/suleyman-soyludan-rahmi-turana-tepki-devletimizi-sozcu-pacavranizla-karistirmayin</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 22:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogubayazitgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogubayazit-com/resimler/2026-8/24/123771484085084.webp" type="image/jpeg" length="16875"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Terörsüz Türkiye süreci AK Parti’ye güveni arttırdı]]></title>
      <link>https://www.dogubayazitgazetesi.com/terorsuz-turkiye-sureci-ak-partiye-guveni-arttirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogubayazitgazetesi.com/terorsuz-turkiye-sureci-ak-partiye-guveni-arttirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[AK Parti Diyarbakır’ın Bağlar İlçe Başkanı Ferit Avcıkıran, Terörsüz Türkiye sürecinin AK Parti’ye olan güveni arttırdığını belirterek, "Biz, sahada da bunun yansımalarını görüyoruz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0px;text-indent:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">AK Parti’ye çok ciddi anlamda bir güven var. Vatandaşlar bu işi çözse çözse Cumhur İttifakı çözer diyor. İnsanlar barışa inanmış, kardeşliğe inanmış. Sürece zarar vermemek için herkes elinden geleni yapıyor’’ dedi.</span></p><p style="margin-left:0px;text-indent:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Bağlar İlçe Başkanı Ferit Avcıkaran, çerçeve yasa ile adım adım ilerleyen Terörsüz Türkiye sürecini değerlendirdi. Avcıkıran, İHA muhabirine yaptığı açıklamada, Terörsüz Türkiye sürecinde öncelikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye şükranlarını sunduğunu söyledi. Çok büyük bir emek verildiğini belirten Avcıkıran, adeta ellerini taşın altına koyduklarını ifade etti. Bu bağlamda komisyondaki bütün üyelere, emeği geçen herkese teşekkür ettiğini yineleyen Avcıkıran, "Tabii ki bölgeye çok büyük katkıları olacak. Bu bölge çok acılar yaşadı. Hepimiz bu acılardan payımızı aldık. Cumhurbaşkanımızın bir sözü var, ‘Nereden nereye’ diye. Biz, gözümüzü açtığımızda bu topraklarda doğduğumuzda OHAL vardı. 21-22 yaşlara kadar OHAL ile büyüdük. OHAL’in kalkmasıyla bölge biraz nefes aldı. Tabi akabinde çok ciddi gelişmeler oldu. AK Parti’mizin çok büyük hizmetleri oldu. Son süreçle birlikte Allah izin verirse bir daha o günleri yaşamayacağımızı ümit ediyorum" diye konuştu.</span></p><p style="margin-left:0px;text-indent:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">’’Tüm kesimlerde çok büyük beklentiler var’’</span></p><p style="margin-left:0px;text-indent:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Bölgede çok büyük bir heyecan olduğunu aktaran Avcıkıran, "Tüm kesimlerde çok büyük beklentiler var. Allah izin verirse hepimiz üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirirsek çok büyük katkılarının olacağına inanıyorum. Özellikle ekonomide, sanayide, tarım, turizmde bu bölgenin şaha kalkacağına inanıyorum. Çünkü dünyanın en verimli topraklarına sahibiz. Diyarbakır özelinde konuşursak çok kadim bir şehir. Diyarbakır, inanç turizminde çok ciddi bir yer alıyor. Turizm patlaması olacağına inanıyorum. Özellikle son bir yılda ciddi bir turizm patlaması gerçekleşti. Yıllık 1 milyon 300 bine yakın bir turist Diyarbakır’a geliyor. Tabi daha başındayız. Bu rakamın çok çok daha büyük yerlere geleceğine inanıyorum. Yatırımcılar en ürkek kesimdir. Bir kurşun sıkıldığı zaman bütün herkesten önce yatırımcı bu bölgeden kaçıyor. Şimdi herkesin gözü bu çerçeve yasadaydı. O da çok şükür gazi meclisimizden geçti. Ciddi anlamda bu bölgeye sanayicinin akın edeceğini düşünüyorum" diye konuştu.</span></p><p style="margin-left:0px;text-indent:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">’’Üye sayımızda çok ciddi artışlar var’’</span></p><p style="margin-left:0px;text-indent:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Bağlar ilçesinin 38 ilden büyük olduğunu kaydeden Avcıkıran, "Türkiye’nin en büyük mahallesine sahip Bağcılar Mahallesi bu ilçemizde. Sürekli sahada esnafımızla beraberiz, ziyaret ediyoruz, hane ziyaretleri yapıyoruz. İnsanların bize yaklaşımı gerçekten çok sıcak. Sağ olsunlar bizimle beraberler. Dertlerini dinliyoruz. Şu anki görüşmelerimizde herkesin bir beklenti içerisinde olduğunu görüyoruz bu süreçten dolayı. AK Parti’ye de çok ciddi anlamda bir güvenleri var. Zaten bu işi çözse çözse Cumhur İttifakı çözerdi. O da çok şükür bize nasip oldu. Allah izin verirse bu süreci de kendilerine daha net bir şekilde anlatacağız, izah edeceğiz. Çok ciddi anlamda bir güven tazelendi. Bu, Türkiye genelinde de görülüyor. Birçok partiden sürekli partimize geçişler oluyor. Birçok katılımı da biz bekletiyoruz. Üye sayılarımızda da çok ciddi artışlar var. Artık bir yere gittiğimiz zaman biz de üye olmak istiyoruz diyorlar. Bu bizi çok hem mutlu ediyor hem motive ediyor. Şu an çok ciddi anlamda bir sevgi seli var. Süreç şu anda gerçek anlamda çok pozitif yönde ilerliyor. Biz bunun sahada da yansımalarını görüyoruz. Üye kazancımızda da görüyoruz" şeklinde konuştu.</span></p><p style="margin-left:0px;text-indent:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">’’Sürece zarar vermemek için herkes elinden geleni yapıyor’’</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p style="margin-left:0px;text-indent:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">"Geçen gün oynanan Amedspor Erzurumspor maçında da birebir gördük. 90 dakika devre arası dahil maçtaydık. Haftanın herhalde Fair-Play maçıydı. 90 dakika boyunca küfür edilmedi" diyen Avcıkıran, konuşmasını şöyle tamamladı:</span></p><p style="margin-left:0px;text-indent:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">"Belki Türkiye’de ilklerden biridir. Buradan şunu anlayabiliyorsunuz artık insanlar barışa inanmış, kardeşliğe inanmış ve bu sürece zarar vermemek için herkes elinden geleni yapıyor. Tabii bizim üzerimize de çok büyük sorumluluklar var. Hassas bir süreç. Ha deyince olmuyor. Çünkü az önce de bahsettiğim gibi 45 yıla dayalı bir hafıza bu. Herkesin yediden yetmişe geleceğimizi düşünerek ülkemizi düşünerek hareket etmesi, sorumluluk alması gerekiyor. Bunu bütün STK’ların, herkesin bu taşın altına elini koyması gerekiyor." (iha)</span></p><p><br> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.dogubayazitgazetesi.com/terorsuz-turkiye-sureci-ak-partiye-guveni-arttirdi</guid>
      <pubDate>Sun, 23 Aug 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogubayazitgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogubayazit-com/resimler/2026-8/23/486241214435768.webp" type="image/jpeg" length="76144"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP Lideri Bahçeli: "İsrail’in uluslararası hukuk çerçevesinde etkisizleştirilmesi, ertelenemez bir zorunluluk haline gelmiştir"]]></title>
      <link>https://www.dogubayazitgazetesi.com/mhp-lideri-bahceli-israilin-uluslararasi-hukuk-cercevesinde-etkisizlestirilmesi-ertelenemez-bir-zorunluluk-haline-gelmistir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogubayazitgazetesi.com/mhp-lideri-bahceli-israilin-uluslararasi-hukuk-cercevesinde-etkisizlestirilmesi-ertelenemez-bir-zorunluluk-haline-gelmistir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli,]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2 style="margin-left:0px;text-indent:0px;"><span style="color:hsl(0, 0%, 0%);"> "Bölgesel barış ve güvenliği tehdit eden saldırgan politikaları karşısında İsrail’in uluslararası hukuk çerçevesinde etkisizleştirilmesi, ertelenemez bir zorunluluk haline gelmiştir" dedi.</span></h2><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ‘Barış ve Güvenliği Tehdit Eden Saldırgan Politikaları Karşısında İsrail’in Etkisizleştirilmesi’ hakkında yazılı açıklama yaptı. Bahçeli, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">"Bölgesel barış ve güvenliği tehdit eden saldırgan politikaları karşısında İsrail’in uluslararası hukuk çerçevesinde etkisizleştirilmesi, ertelenemez bir zorunluluk haline gelmiştir. 18 Ağustos tarihinde İdlib şehri kırsalında yer alan Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’ne Suriye’nin altyapısı ve yeteneklerini hedef alan, toprak bütünlüğü ve birliğini ihlal eden İsrail saldırısı, devletlerin egemenlik haklarına, toprak bütünlüğüne ve uluslararası hukuka aykırı küstah tavrının yeni bir göstergesi olmuştur. İster tarihi yayılmacılığının ve hukuk tanımazlığının tezahürü, isterse de yaklaşan seçimlere dönük bir girişim olsun; yapılan hukuka, barışa ve bölgesel huzura yönelik kabul edilemez bir saldırıdır."</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>"Türkiye aleyhtarı çevreleri cesaretlendiren söylemlerden vazgeçilmelidir"</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">İsrail’in Türkiye aleyhtarlığını her geçen gün daha da tırmandırdığını aktaran Bahçeli, İsrail’in uluslararası desteğini ve meşruiyetini giderek kaybettiğine değinerek, İsrail yönetimine çağrıda bulundu. Bahçeli, "Türkiye’yi tahrik etmekten, Türkiye’nin sabrını sınamaktan, ülkemizin milli güvenlik alanlarına dolaylı veya doğrudan müdahale anlamına gelebilecek teşebbüslerden ve Türkiye aleyhtarı çevreleri cesaretlendiren söylemlerden vazgeçilmelidir. Türkiye çatışma arayan bir ülke değildir. Bununla birlikte, kendisine yönelen tehditleri görmezden gelecek, egemenlik haklarının ihlal edilmesine seyirci kalacak veya milli güvenliğini başkalarının insafına bırakacak bir ülke hiç değildir" ifadelerini kullandı.</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>"İsrail yönetiminin, Türkiye’nin barış ve istikrar üretme kapasitesini kendisine yönelik bir tehdit gibi algılaması vahim bir stratejik hatadır"</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">İsrail’in Suriye sahasında Türkiye’nin güvenlik çıkarlarıyla kesişen hamlelerinin Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi dışlamaya dönük arayışlarının ve bölgesel parçalanmayı teşvik eden yaklaşımlarının dikkatle takip edildiğini vurgulayan Bahçeli, açıklamasını şöyle sürdürdü:</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">"İsrail yönetiminin, Türkiye’nin barış ve istikrar üretme kapasitesini kendisine yönelik bir tehdit gibi algılaması vahim bir stratejik hatadır. Türkiye’nin amacı İsrail dahil hiçbir ülkeyle savaşmak değildir. Ancak hiç kimse Türkiye’nin barış iradesini zafiyet, itidalini acziyet, diplomasiyi önceleyen yaklaşımını caydırıcılıktan yoksunluk olarak yorumlama hatasına da düşmemelidir. Türkiye, Terörsüz Türkiye hedefiyle iç cephesini tahkim ederken, komşularının istikrarını kendi güvenliğinin ayrılmaz bir parçası saymakta; diplomasi, arabuluculuk, ekonomik iş birliği, insani yardım ve bölgesel sahiplenme üzerinden barış üretmeye çalışmaktadır. İsrail yönetimi ise Gazze’den Lübnan’a, Suriye’den İran’a kadar uzanan geniş bir coğrafyada kriz, çatışma ve insani yıkımla anılmaktadır. Terörsüz Türkiye’de alınan mesafe, terörsüz bölge yolunda yaşanan olumlu gelişmeler kaos ve çatışma ikliminden beslenen İsrail’in dengelerini sarsmış, oyunlarını bozmuştur. İsrail yönetiminin izlediği saldırgan ve yayılmacı siyaset, bütün bölgenin geleceğini tehdit eden başlıca güvenlik sorunlarından birine dönüşmüştür. Son yıllarda Orta Doğu’da yaşanan gelişmeler; insan hakları ihlallerinin zirve yaptığı ve uluslararası hukukun giderek daha fazla aşındığı, Siyonist yayılmacılığın endişeleri artırdığı bir süreci ifade etmektedir. İsrail hükümetinin işgal politikalarını genişleten teolojik sapkınlığı, sivilleri hedef alan hukuka aykırı askeri operasyonları ve Türkiye’ye dönük tehditkar açıklamaları, bölgesel barış ve güvenlik açısından ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Bu süreçte Netanyahu’nun dini kimliği ve Yahudiliği siyasi hedefler doğrultusunda araçsallaştıran söylemleri de hem dinin evrensel ahlaki değerlerine hem de Yahudi toplumunun tamamına mal edilemeyecek, siyasi tercihlerin dinle özdeşleştirilmesi riskini beraberinde getirmiştir. İsrail, mevcut yönetim eliyle yalnızca bölge için değil, bütün insanlık için bir tehdit kaynağı haline gelmiştir. Bu yönüyle İsrail’in bölgede telafisi imkansız sonuçlar doğuracak saldırganlıklardan vaz geçmesi ve hukuk zeminine çekilmesi zorunlu hale gelmiştir."</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>"Türkiye, her zaman olduğu gibi savaşın değil barışın tarafında yer almaktadır"</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Komşularıyla iyi ilişkiler geliştiren, diplomasiyi etkin şekilde kullanan, bölgesinde barış ve istikrar kaynağı haline gelen Türkiye’nin, İsrail’in ortaya çıkardığı bu vahim tablo karşısındaki tutumunun açık olduğunu aktaran Bahçeli, "Türkiye, her zaman olduğu gibi savaşın değil barışın, işgalin değil egemenliğin, parçalanmanın değil toprak bütünlüğünün, hukuksuzluğun değil uluslararası hukukun tarafında yer almaktadır. Türkiye’nin yürüttüğü akılcı ve insani dış politikanın esası; barış, kardeşlik ve adalet zemininde bölgemizde huzur ve istikrarı kalıcı hale getirmek, Türkiye’nin hak ve menfaatlerini kararlılıkla korurken komşularımızın da egemenlik ve güvenliğine saygı gösterilen bir "huzur kuşağı" oluşturmaktır. Türkiye’nin güçlenmesinden, terörden arınmasından, komşularıyla normalleşmesinden ve bölgesinde istikrar üretmesinden rahatsız olan hiçbir hesabın başarı şansı olmayacaktır. İsrail yönetimi bilmelidir ki Suriye sahasını sürekli genişleyen bir askeri müdahale alanına dönüştürmek, bölgesel güvenliği sağlamayacak; aksine İsrail’in çevresindeki istikrarsızlık ve husumet çemberini daha da genişletecektir. İsrail, Suriye üzerinden Türkiye’nin güvenlik hassasiyetlerini sınamaktan ve bölgemizi yeni gerilimlere sürükleyecek provokatif adımlar atmaktan vazgeçmelidir. Suriye’nin etnik, dini veya mezhepsel fay hatları üzerinden parçalanmasını hedefleyen her girişimin, Suriye ile bütün bölgeye istikrarsızlık getireceği unutulmamalıdır. Suriye topraklarında kalıcı işgal alanları oluşturulması, fiili sınırların değiştirilmesi, tampon bölgelerin genişletilmesi veya herhangi bir etnik ve mezhebi unsurun jeopolitik amaçlarla araçsallaştırılması, Türkiye açısından kabul edilemezdir. Suriye’de güçlü, egemen, bütünlüğünü koruyan ve kendi vatandaşlarıyla sağlam bir hukuk ilişkisi kuran bir devlet yapısı tüm bölge ülkelerinin hayrına olacaktır" ifadelerine yer verdi.</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>"Netanyahu haydutluğuna karşı uluslararası siyasette ortak bir dil ve söylem inşa edilmelidir"</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Gelinen noktada Netanyahu yönetiminin tasfiyesinin önem arz etse de İsrail’de yeni Netanyahular oluşturacak yapısal ve politik iklimin ortadan kaldırılmasının esas olması gerektiğini savunan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Bu amaçla yumuşak ve sert güç unsurlarının akıllı güce dönüştürülmesi; başta bölge ülkeleri olmak üzere uluslararası örgütlerin ve diğer devletlerin insanlık düşmanı politikaların kalıcı bir şekilde ortadan kaldırılması için çaba harcaması gerekmektedir. Bu doğrultuda uluslararası yaptırım sürecinin başlatılması; başta silah olmak üzere insani ihtiyaçlar dışında ekonomik yaptırım kararlarının hayata geçirilmesi, İsrail’in BM üyeliğinin askıya alınması, teolojik sapkınlıklarının devlet kurumsallığından temizlenmesi için dünya Museviliğinin görev üstlenmesi, ayrıca barış yanlısı sivil toplum kuruluşlarının desteklenmesi ve güçlendirilmesi, bu amaçla dünya Yahudiliği ve diasporası ile birlikte siyasi, ticari ve dini grupların göreve çağırılması bölgesel barış için önemli bir işlev görecektir. Diğer yandan istikrarsızlığı besleyen başta ABD olmak üzere büyük güçlerin İsrail’e şartsız desteği son bulmalıdır. Netanyahu haydutluğuna karşı uluslararası siyasette ortak bir dil ve söylem inşa edilmelidir. Bölge devletlerinin neredeyse tamamı İsrail’i hayati bir ulusal güvenlik sorunu olarak görürken, İsrail’in kendini güvende hissetmesinin mümkün olmayacağı unutulmamalıdır. İsrail’in Gazze başta olmak üzere Filistin topraklarında sürdürdüğü askeri faaliyetler, Suriye ve Lübnan’a yönelik müdahaleleri, İran’la yaşanan çatışma süreci, Doğu Akdeniz ve Kıbrıs eksenindeki gelişmeler ve bölgesel aktörlerin etnik, dini ve mezhepsel fay hatları üzerinden yeniden şekillendirilmesi, daha geniş bir jeopolitik ve güvenlik denklemine işaret etmektedir. Orta Doğu’da yaşanan mevcut krizlerin Filistin meselesiyle sınırlı, dönemsel veya iki taraflı bir çatışma olarak ele alınamayacağı açıktır. Bu nedenle İsrail’in mevcut politika setinin sonuçları, Filistin halkının maruz kaldığı ağır insani kayıplar yanında; bölgesel devletlerin egemenliği, uluslararası hukukun işlerliği, enerji ve ticaret güvenliği, küresel güç dengeleri ve Türkiye’nin milli güvenliği bakımından da değerlendirilmelidir. Bu doğrultuda İsrail’in güvenlik üretme iddiasıyla uyguladığı politikalar, uzun vadede güvenlikten ziyade istikrarsızlık, meşruiyet kaybı ve yeni çatışma alanları üretmektedir. Filistin meselesinin çözümü ise bu bölgesel güvenlik mimarisinin merkezinde bulunmaktadır. 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti’nin kurulması ve iki devletli çözümün uluslararası toplum tarafından güçlü biçimde desteklenmesi, yalnızca Filistin halkının siyasi geleceği açısından değil; Suriye, Lübnan ve Ürdün başta olmak üzere bölgedeki devletlerin normalleşmesi ve yeniden kurumsallaşması açısından da önem taşımaktadır. Bu nedenle Filistin’de kalıcı bir siyasi çözüm sağlanmadan Orta Doğu’da sürdürülebilir bir güvenlik mimarisi kurulması son derece güçtür."</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>"Şartsız siyasi ve askeri destek İsrail’i daha güvenli hale getirmemiş; yönetimin hukuk dışı uygulamalarını cesaretlendirmiştir"</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Türkiye bakımından da meselenin Filistin halkına yönelik insani ve ahlaki sorumlulukla sınırlı olmadığını belirten Bahçeli, "İsrail’in bölgesel yayılmacılığının Suriye, Lübnan, Doğu Akdeniz, Kıbrıs ve enerji koridorları üzerinden oluşturduğu sonuçlar; Türkiye’nin sınır güvenliği, egemenlik hakları, deniz yetki alanları ve bölgesel nüfuzu bakımından doğrudan stratejik sonuçlar doğurmaktadır. Bu sebeple Türkiye’nin güvenlik perspektifinin kendi sınırlarının hemen ötesindeki tehditlerle sınırlı tutulmaması; Filistin’den Doğu Akdeniz’e, Suriye’den Körfez’e uzanan bütüncül bir bölgesel güvenlik yaklaşımı içerisinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Türkiye’nin çok taraflı diplomasi, uluslararası hukuk, bölgesel iş birliği ve caydırıcı savunma kapasitesini birlikte kullanan bir strateji izlemesi hem milli güvenliğin korunması hem de bölgesel barışın tesis edilmesi açısından önem taşımaktadır. İsrail’in etkisizleştirilmesi, bir devletin veya halkın ortadan kaldırılması değil; uluslararası hukuka aykırı eylemlerin siyasi, ekonomik, diplomatik ve hukuki araçlarla sınırlandırılması ve saldırgan politikaların sürdürülemez hale getirilmesi anlamında ele alınmalıdır. Kalıcı barışın yolu, herhangi bir toplumun güvenliğini ortadan kaldırmaktan değil, bütün bölge halklarının güvenliğini birbirinin alternatifi olmaktan çıkarmaktan geçmektedir. Dış politikamızın esası; medeniyet anlayışımızın özünü teşkil eden barış, kardeşlik ve adalet zemininde, bölgemizde ve dünyada huzur ve istikrarı sürekli kılmak, uluslararası iş birliğini, karşılıklı saygı ve dostluğu yaymak ve geliştirmek, çok yönlü ve çok boyutlu bir diplomasi yürütmek suretiyle ülkemizin hak ve menfaatlerini her platformda korumak, bu doğrultuda şahsiyetli bir dış politika izlemektir. Bu düşünceyle Türkiye’nin önünde bölgesel düzenin yeniden kurulmasına katkı sunan bir aktör olma sorumluluğu bulunmaktadır. Küresel güçlerin İsrail’e yönelik şartsız siyasi ve askeri destek yerine uluslararası hukuku ve insan haklarını merkeze alan dengeli bir yaklaşım benimsemeleri; Birleşmiş Milletler sisteminin etkinliğinin güçlendirilmesi ve bölgesel istikrar bakımından önemli bir başlangıç noktası olacaktır. Zira şartsız siyasi ve askeri destek İsrail’i daha güvenli hale getirmemiş; aksine mevcut yönetimin hukuk dışı uygulamalarını cesaretlendirmiştir" şeklinde konuştu.</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>"Terörsüz Türkiye hedefiyle içeride kardeşliğimizi ve milli birliğimizi güçlendirecek; sınırlarımızın ötesinde barış, istikrar ve egemen devlet düzenini savunacağız"</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>Bahçeli açıklamasını şöyle sürdürdü:</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">"Biz bölgemizin haritalarının yeniden çizilmesini değil sınırların güvence altına alınmasını; devletlerin parçalanmasını değil kurumsal olarak güçlenmesini, toplumların birbirine düşman edilmesini değil ortak refahın büyütülmesini arzu ediyoruz. İsrail yönetimi tercihini yapmak zorundadır: Ya çatışma ve yayılmacılık sarmalını derinleştirerek bölgenin kriz ve katliam merkezi olmayı sürdürecek ya da uluslararası hukuka, komşularının egemenliğine ve Filistin halkının meşru haklarına saygı göstermeyi seçecektir. Birinci yol İsrail’e daha fazla yalnızlık, daha fazla düşmanlık, daha ağır ekonomik ve siyasi maliyetler getirecektir. İkinci yol ise hem İsrail halkının hem Filistinlilerin hem de bütün bölge halklarının geleceği açısından gerçekçi ve makul yol olacaktır. Türkiye’nin istikameti bellidir ve değişmeyecektir. Terörsüz Türkiye hedefiyle içeride kardeşliğimizi ve milli birliğimizi güçlendirecek; sınırlarımızın ötesinde barış, istikrar ve egemen devlet düzenini savunacak; Filistin’in haklı davasının yanında duracak, Suriye’nin toprak bütünlüğünü destekleyecek, Doğu Akdeniz’de ve Kıbrıs’ta milli haklarımızdan taviz vermeyecek; ülkemize yönelen her tehdide karşı caydırıcılığımızı gösterecektir. Orta Doğu’nun geleceği, askeri üstünlüğün veya tek taraflı güvenlik anlayışının değil; hukuk, adalet, egemen eşitlik, karşılıklı güven ve ortak güvenlik ilkelerinin belirleyici olduğu yeni bir bölgesel düzenin kurulmasına bağlıdır. Türkiye’nin tarihi tecrübesi, jeopolitik konumu ve diplomatik kapasitesi, bu yeni bölgesel düzenin oluşumunda önemli bir rol üstlenmesine imkan vermektedir. Bu rol çok taraflı diplomasi, hukuki girişimler, bölgesel ortaklıklar, ekonomik ve diplomatik araçlar, insani yardım ve gerektiğinde caydırıcı güç unsurlarının koordineli biçimde kullanılmasıyla somutlaştırılmalıdır. Dış politikamızın barış, kardeşlik, adalet, karşılıklı saygı ve uluslararası hukuk eksenindeki temel yaklaşımı da bu bütüncül stratejinin dayanağını oluşturmaktadır. Dolayısıyla bugün gelinen aşamada sorun, İsrail’in mevcut politikalarına nasıl karşılık verileceğinden ibaret değildir. Asıl mesele, Orta Doğu’da savaşların ve işgallerin tekrar üretilemeyeceği, devletlerin egemenliklerinin güvence altında olduğu, sivillerin korunmasının tartışmasız bir ilke kabul edildiği yeni bir bölgesel düzenin nasıl kurulacağıdır."</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>"Ateşkesin kalıcı hale getirilmesi devreye sokulmalıdır"</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Bahçeli, bu kapsamda kendine göre, bazı hususların, İsrail’in bölgede ve uluslararası kamuoyunda yalnızlaşması ve İsrail’deki politik iklimin değişmesi açısından önem arz ettiğini ifade etti. Bahçeli şunları aktardı:</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">"1.Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye ortaklığında imzalanan ‘Mekke Anlaşması’ ile üye ülkelerin egemenlik haklarını korumak ve ortak coğrafyada yeni bir güvenlik mimarisi oluşturmak mümkün olabilecek, üç ülkenin güçlerini birleştirme inisiyatifiyle hayata geçen bu girişimin üye sayısının artırılması suretiyle de ‘Kudüs Paktı’ önerimizle ulaşmak istediğimiz İslam ülkelerinin ortak güvenlik ve savunma inisiyatifi kazanması, İsrail saldırganlığının hedefi olan bütün ülkeleri ve bölgeleri kapsayan bir savunma iş birliğiyle ‘İslam Barış Gücüne’ dönüştürülmesi sağlanmalıdır. 2.Üye ülkelerle birlikte daha önce önerdiğimiz Dünya Barış Konseyinden mülhem geçici bir ABD, Rusya, Çin ve AB’den oluşan Ortadoğu Barış Koalisyonu/Konseyi oluşturulmalı, süratle bölgede istikrar sağlanması hedeflenmelidir. 3.Orta Doğu’da yaşanan krizler, geçici ateşkes girişimleriyle çözülemeyecek kadar derin ve çok boyutlu bir hal almıştır. Bu nedenle bölgesel güvenliği bütüncül bir yaklaşımla ele alacak, sürekliliği olan bir diyalog mekanizmasının oluşturulması gerekmektedir. Bu kapsamda Türkiye’nin girişimiyle, Birleşmiş Milletler himayesinde ve Ortadoğu Barış Koalisyonu/konseyiyle dirsek temasında olan Ortadoğu Güvenlik ve Barış Konferansı toplanmalı; Filistin’de iki devletli kalıcı barışın tesis edilmesi ve Ortadoğu’nun barış ve istikrar iklimine kavuşması için yol haritası belirlenmelidir. 4. Türkiye tarafından bölgesel güvenlik anlayışına yön veren ilkeleri ortaya koyan, barış ve huzur iklimini merkeze alan ‘Ankara Deklarasyonu’ ilan edilmelidir. Ayrıca Türkiye, İsrail’den kendisine yönelik muhtemel bir hasmane saldırıya karşı asla tepkisiz kalmayacağını, doğabilecek sonuçlardan Türkiye’nin sorumlu olmayacağını ilan etmelidir. Aynı zamanda, dünya Yahudiliğine zor zamanlarında kucak açmış bir millet olarak, İsrail yönetiminin bir katilin eline kalmasından üzüntü ve endişe duyulduğu da vurgulanmalıdır. 5. Geçmiş çatışma tecrübeleri göstermektedir ki uluslararası denetim mekanizması bulunmayan ateşkesler uzun ömürlü olamamaktadır. Bu nedenle Birleşmiş Milletler çatısı altında oluşturulacak tarafsız bir ‘Uluslararası Ateşkes Gözlem Misyonu’ oluşturulmalıdır. Bu misyon; ateşkes ihlallerini kayıt altına almalı, insani yardım koridorlarının güvenliğini denetlemeli, sivillerin korunmasına ilişkin gelişmeleri düzenli olarak raporlamalı, uluslararası kamuoyunu şeffaf biçimde bilgilendirmelidir. 6. Münferit devletlerin girişimleriyle yürütülen arabuluculuk faaliyetleri yerine kurumsallaşmış ve çok taraflı bir yapı, diplomatik girişimlerin sürekliliğini sağlayacaktır. Bu doğrultuda geçmişte de karmaşık krizlerin yönetiminde etkili olan ‘Uluslararası Arabuluculuk Temas Grubu’ kurulmalıdır. 7. Yaptırımların veya yalnızca diplomatik çağrıların tek başına kalıcı sonuç üretmediği dikkate alınarak ‘Kademeli Diplomatik Baskı ve Teşvik Mekanizması’ oluşturulmalıdır. ‘Barış için İsrail’in Çevrelenmesi’ politikası uygulanmalı ve başta bölge ülkeleri olmak üzere İsrail üzerinde siyasi ve ekonomik baskılar arttırılmalı, askeri caydırıcılık mekanizması etkinleştirilmelidir. Buna karşılık; ateşkesin kalıcı hale getirilmesi, yayılmacılığın ve yerleşim faaliyetlerinin durdurulması, müzakere sürecine geri dönülmesi, uluslararası hukuka uyum sağlanması durumunda diplomatik ve ekonomik teşvik mekanizmaları da devreye sokulmalıdır."</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>"İsrail yakın tarihte yaptığımız uyarıları görmezden gelmiştir"</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Kalıcı çözümün, İsrail’in hukuk dışı ve saldırgan politikalarının etkisizleştirilmesi ile eş zamanlı olarak bölgesel barış mimarisinin güçlendirilmesini gerektirdiğini söyleyen Bahçeli, "Türkiye bu çerçevede çatışmaların sona erdirilmesine ve kalıcı barış düzeninin kurulmasına öncülük eden bir aktör olmalıdır. Ortaya koyduğumuz yaklaşım doğrultusunda Türkiye’nin öncülüğünde geliştirilecek çok taraflı, hukuk temelli ve caydırıcılıkla desteklenen bir barış siyaseti, bugünkü krizlerin yönetilmesi yanında gelecek nesiller açısından daha güvenli, istikrarlı ve yaşanabilir bir Orta Doğu’nun inşasına hizmet edecektir. Tarihi tecrübesi, askeri caydırıcılığı, diplomatik kapasitesi ve bölgesel bağlarıyla Türkiye, barış düzeninin en güçlü taşıyıcılarından birisidir. Zulüm karşısında hukuk, çatışma karşısında diplomasi, saldırganlık karşısında caydırıcılık ve bölgesel parçalanma karşısında ortak güvenlik anlayışı esas alınmalıdır. Hiçbir devletin güvenliği başka bir halkın sürekli güvensizliği üzerine kurulamaz. Kalıcı barış ancak herkes için güvenlik, herkes için adalet ve herkes için egemenlik temelinde mümkündür. Öyle anlaşılıyor ki İsrail yakın tarihte yaptığımız uyarıları görmezden gelmiştir. Bir kez daha hatırlatalım. Türkiye egemenlik haklarına yönelik saldırılar karşısında kapı kapı dolaşacak bir aktör değildir. Türk milleti ayağa kalktığı zaman önünde durabilecek bir güç de yoktur. Milliyetçi Hareket Partisi Türk milletinin vicdanının sesi, tarihi sorumluluğunun ve stratejik aklının temsilcisidir." (İha)</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.dogubayazitgazetesi.com/mhp-lideri-bahceli-israilin-uluslararasi-hukuk-cercevesinde-etkisizlestirilmesi-ertelenemez-bir-zorunluluk-haline-gelmistir</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 22:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogubayazitgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogubayazit-com/resimler/2026-8/21/1178661769743463.webp" type="image/jpeg" length="97939"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ülkemizin bilim ve teknoloji yolculuğunda güçlü bir insan kaynağı hamlesi başlatıyoruz"]]></title>
      <link>https://www.dogubayazitgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-ulkemizin-bilim-ve-teknoloji-yolculugunda-guclu-bir-insan-kaynagi-hamlesi-baslatiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogubayazitgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-ulkemizin-bilim-ve-teknoloji-yolculugunda-guclu-bir-insan-kaynagi-hamlesi-baslatiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bilim ve teknoloji alanında yeni ve güçlü bir insan kaynağı hamlesi başlattıklarını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Cumhurbaşkanı Erdoğan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Ülkemizin bilim ve teknoloji yolculuğunda yeni ve güçlü bir insan kaynağı hamlesi başlatıyoruz. Yapay zeka, siber güvenlik, çip teknolojileri ve ileri bilgisayar sistemleri gibi stratejik alanlarda ilk etapta 550 doktora öğrencimizi merkezi sınavla seçecek, 20 araştırma üniversitemizde yetiştireceğiz. 5 yılın sonunda ise yaklaşık 3 bin genç araştırmacıyı ülkemizin bilim ve teknoloji ekosistemine kazandıracağız. Türkiye Yüzyılı’nı bilimin, teknolojinin ve gençlerimizin gücüyle inşa edeceğiz. Geleceğin teknolojilerini geliştiren, üreten ve dünyaya sunan güçlü, müreffeh ve tam bağımsız bir Türkiye için çalışmayı sürdüreceğiz" dedi. (İha)</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.dogubayazitgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-ulkemizin-bilim-ve-teknoloji-yolculugunda-guclu-bir-insan-kaynagi-hamlesi-baslatiyoruz</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 22:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogubayazitgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogubayazit-com/resimler/2026-8/20/667762056625974.webp" type="image/jpeg" length="50276"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adalet Bakanı Gürlek: "4 suç örgütüne yönelik 818 şüphelinin banka ve kripto varlıklarına el konuldu"]]></title>
      <link>https://www.dogubayazitgazetesi.com/adalet-bakani-gurlek-4-suc-orgutune-yonelik-818-suphelinin-banka-ve-kripto-varliklarina-el-konuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogubayazitgazetesi.com/adalet-bakani-gurlek-4-suc-orgutune-yonelik-818-suphelinin-banka-ve-kripto-varliklarina-el-konuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, 4 ayrı yeni nesil suç örgütüne yönelik yürütülen mali soruşturmalar kapsamında 818 şüphelinin kiralık kasaları dahil tüm banka hesapları ile kripto varlıklarına el konulduğunu açıkladı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Adalet Bakanı Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde milletimizin güvenliğini ve huzurunu hedef alan organize suç örgütleriyle mücadelemizi yalnızca sahadaki unsurlarıyla değil, bu yapıları ayakta tutan finansal kaynaklarıyla birlikte kararlılıkla sürdürüyoruz. 22 Haziran 2026 tarihinde 81 ildeki 175 Ağır Ceza Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiğimiz ’Organize Suç Örgütleri ile Mücadele’ konulu genelge ile ortaya koyduğumuz topyekûn mücadele anlayışı doğrultusunda önemli bir adım daha atılmıştır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca 4 ayrı yeni nesil suç örgütüne yönelik yürütülen mali soruşturmalar kapsamında 818 şüphelinin kiralık kasaları dahil tüm banka hesapları ile kripto varlıklarına el konulmuştur. Genelgemizde açıkça ortaya koyduğumuz üzere örgütlerin suçtan elde ettikleri gelirleri kripto varlıklar, yasa dışı bahis, kumar ve benzeri yöntemlerle gizleme veya aklama girişimleri mali soruşturmalarla titizlikle takip edilmektedir. Suç örgütlerinin yalnızca insan kaynağını değil, finansal damarlarını da keseceğiz. Sokaktaki tetikçiden örgüt yöneticisine, azmettiriciden finansörüne, banka hesabından kripto varlığına kadar suç örgütlerinin tüm yapısını hedef almaya devam edeceğiz. Çocuklarımızı ve gençlerimizi suçun karanlık ağına çekmeye, esnafımızı ve vatandaşlarımızı tehdit etmeye, suçtan elde ettikleri gelirlerle güç devşirmeye çalışan hiçbir yapıya müsamaha göstermeyeceğiz" ifadelerine yer verdi. (İha)</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><br> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.dogubayazitgazetesi.com/adalet-bakani-gurlek-4-suc-orgutune-yonelik-818-suphelinin-banka-ve-kripto-varliklarina-el-konuldu</guid>
      <pubDate>Tue, 18 Aug 2026 21:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogubayazitgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogubayazit-com/resimler/2026-8/18/59420953982529.webp" type="image/jpeg" length="15914"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bahçeli’den Öcalan için dikkat çeken mesaj!]]></title>
      <link>https://www.dogubayazitgazetesi.com/bahceliden-ocalan-icin-dikkat-ceken-mesaj</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogubayazitgazetesi.com/bahceliden-ocalan-icin-dikkat-ceken-mesaj" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” sürecinin yeni aşamasına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>TBMM’de 467 oyla kabul edilen yasal düzenlemenin af olmadığını vurgulayan Bahçeli, PKK/KCK’nın fiili varlığını sona erdirmesi ve silahlarını teslim etmesinin ön şart olduğunu söyledi. Bahçeli’nin Abdullah Öcalan’a ilişkin sözleri ise açıklamanın en dikkat çekici bölümünü oluşturdu: Öcalan’ın sürece katkısının devam edebilmesi için gerekli şartların oluşturulması gerektiğini belirtti.</strong></p><p>MHP lideri Devlet Bahçeli, Türkgün gazetesine verdiği röportajda “Terörsüz Türkiye” sürecinin geldiği noktayı değerlendirdi. Meclis’ten yüksek oy farkıyla geçen yeni yasal düzenlemenin kapsamına ilişkin açıklamalarda bulunan Bahçeli, önümüzdeki dönemde atılabilecek hukuki ve siyasi adımlara dair de önemli mesajlar verdi.</p><p>Bahçeli’nin açıklamalarında özellikle <strong>“af”, “silah bırakma”, “AİHM kararları” ve “Abdullah Öcalan’ın sürece katkısı”</strong> başlıkları öne çıktı.</p><p>TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” 467 kabul, 87 ret ve 7 çekimser oyla yasalaşmıştı.</p><h2>“KANUN AF DÜZENLEMESİ DEĞİL”</h2><p>Bahçeli, Meclis’ten geçen düzenlemenin kamuoyunda zaman zaman “af” şeklinde yorumlanmasına karşı çıktı.</p><p>MHP lideri, düzenlemenin kesinleşmiş mahkûmiyetleri ortadan kaldıran veya suçların hukuki niteliğini değiştiren bir af yasası olmadığını belirtti. Bahçeli’ye göre yeni kanun, <strong>ceza adaleti ve infaz hukukuna ilişkin sınırlı ve koşullu bir hukuki çerçeve</strong> oluşturuyor.</p><p>Bu nedenle düzenlemenin, devam eden soruşturma ve kovuşturmalarla kesinleşmiş mahkûmiyetlerin hukuki sonuçlarını ortadan kaldırmadığı mesajını verdi.</p><h2>“SİLAH BIRAKMA ÖN ŞART”</h2><p>Bahçeli’nin açıklamasında en net ifadelerden biri PKK/KCK’nın silah bırakmasına ilişkin oldu.</p><p>MHP lideri, oluşturulan hukuki zeminin Türkiye’nin terör sorunundan kalıcı biçimde kurtulması hedefinin önemli dayanaklarından biri olduğunu ifade ederken, bunun gerçekleşebilmesi için PKK/KCK’nın fiili varlığına son vermesi ve kontrolündeki silah ve mühimmatı teslim etmesinin <strong>“ön şart”</strong> olduğunu vurguladı.</p><p>Böylece Bahçeli, yeni dönemde hukuki adımların örgütün silah bırakması ve sürecin fiilen tamamlanması şartıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.</p><h2>BAHÇELİ’DEN AİHM KARARLARI İÇİN DİKKAT ÇEKEN SÖZLER</h2><p>Bahçeli’nin açıklamasında dikkat çeken bir diğer başlık ise Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları oldu.</p><p>MHP Genel Başkanı, Meclis’teki yeni düzenlemeyle birlikte sürecin sona ermediğini, aksine yeni bir hukuki ve idari aşamanın başlayabileceğini belirtti.</p><p>Bu kapsamda <strong>AİHM kararlarının uygulanması dahil olmak üzere tartışmalı konuların yeniden değerlendirilmesinin</strong> ve adaletin tesisine yönelik çalışmaların etkinleştirilmesinin gündeme gelebileceğini söyledi.</p><p>Bu ifadeler, yeni yasal düzenlemenin ardından önümüzdeki dönemde hukuk alanında yeni tartışmaların yaşanabileceğine işaret etti.</p><h2>ÖCALAN MESAJINDA DİKKAT ÇEKEN “ŞART” VURGUSU</h2><p>Bahçeli’nin açıklamalarının en çok dikkat çeken bölümü ise Abdullah Öcalan hakkında oldu.</p><p>MHP lideri, Öcalan’ın PKK’nın feshi ve silah bırakma kararında önemli bir fonksiyon üstlendiğini belirterek, bundan sonraki süreçte de katkı sunabilmesini sağlayacak şartların oluşturulması gerektiğini ifade etti.</p><p>Bahçeli’nin mesajındaki kritik nokta <strong>“sürece katkının devamı” ile “gerekli şartların oluşturulması”</strong> ifadeleri oldu.</p><p>Bu açıklama, Öcalan’ın bundan sonraki süreçte nasıl bir rol üstlenebileceği ve bunun hangi hukuki-idari çerçevede mümkün olabileceği konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıyabilecek nitelikte.</p><h2>“YENİ BİR SAFHANIN BAŞLANGICI”</h2><p>Bahçeli’ye göre TBMM’de kabul edilen düzenleme, “Terörsüz Türkiye” sürecinin son noktası değil.</p><p>Tam tersine MHP lideri, kanunun kabul edilmesini bundan sonraki hukuki ve idari düzenlemeler açısından <strong>yeni bir safhanın başlangıcı</strong> olarak değerlendiriyor.</p><p>Bu yeni dönemde Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun raporunda yer alan adımların hayata geçirilmesi ve ihtiyaç duyulan yasal düzenlemelerin Meclis’te işbirliği içerisinde yapılmasının önemine dikkat çekti.</p><h2>BAHÇELİ’NİN MESAJINDA DÖRT KRİTİK BAŞLIK</h2><p>Bahçeli’nin son açıklamasının ortaya koyduğu çerçeve dört başlıkta özetlenebilir:</p><p><strong>Birincisi:</strong> Meclis’ten geçen düzenleme af olarak değerlendirilmiyor.</p><p><strong>İkincisi:</strong> PKK/KCK’nın silah bırakması ve fiili varlığına son vermesi sürecin temel şartı olarak görülüyor.</p><p><strong>Üçüncüsü:</strong> AİHM kararlarının uygulanması dahil tartışmalı hukuki konuların ilerleyen aşamalarda yeniden ele alınabileceği belirtiliyor.</p><p><strong>Dördüncüsü:</strong> Abdullah Öcalan’ın sürece katkısının devam edebilmesi için gerekli şartların oluşturulması gerektiği ifade ediliyor.</p><p>Bu dört başlık, “Terörsüz Türkiye” sürecinin Meclis’teki yasal düzenlemenin ardından hangi yöne ilerleyebileceğine ilişkin Bahçeli’nin yaklaşımını ortaya koyuyor.</p><h2>GÖZLER ŞİMDİ YENİ AŞAMADA</h2><p>TBMM’nin 467 oyla kabul ettiği düzenlemenin ardından süreçte yeni bir dönem başlamış durumda.</p><p>Bahçeli’nin son açıklaması ise özellikle Öcalan’ın bundan sonraki süreçteki rolü konusunda yeni bir tartışmanın kapısını araladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>MHP liderinin mesajında doğrudan dikkat çeken nokta şu:</p><p><strong>Süreçte katkı sunmaya devam etmesi bekleniyorsa, bunun için gerekli şartların oluşturulması gerektiği belirtiliyor.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.dogubayazitgazetesi.com/bahceliden-ocalan-icin-dikkat-ceken-mesaj</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 17:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogubayazitgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogubayazit-com/resimler/2026-8/17/69429200213700.webp" type="image/jpeg" length="17176"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AK PARTİ DOĞUBAYAZIT TEŞKİLATI ANKARA'DAKİ 25. YIL MİTİNGİ’NE ÇIKARMA YAPTI]]></title>
      <link>https://www.dogubayazitgazetesi.com/ak-parti-dogubayazit-teskilati-ankaradaki-25-yil-mitingine-cikarma-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogubayazitgazetesi.com/ak-parti-dogubayazit-teskilati-ankaradaki-25-yil-mitingine-cikarma-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dengi Çelik]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">AK Parti Doğubayazıt İlçe Başkanlığı, partinin kuruluşunun 25. yılı dolayısıyla Ankara’da düzenlenen dev mitinge yoğun bir katılımla destek verdi.</span></p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">AK Parti Doğubayazıt İlçe Başkanı Mehmet Sena Geçit ve eşi Songül Geçit öncülüğündeki ilçe heyetinde; ana kademe yönetimi, Kadın Kolları Başkanı Cemile Soykaran ve Gençlik Kolları yönetimi tam kadro yer aldı. Ankara'daki miting alanında coşkulu kalabalıkla bir araya gelen Doğubayazıt teşkilatı, ellerindeki bayraklar ve tezahüratlarıyla alandaki yerini alarak birlik ve beraberlik mesajı verdi.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Miting alanından paylaşımlarda bulunan AK Parti Doğubayazıt İlçe Başkanlığı, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadelere yer verdi:</span></p><blockquote><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><i>“Tüm teşkilatımızla ilk günkü aşkla, durmak yok yola devam.”</i></span></p></blockquote><p><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">İlçe Başkanı Mehmet Sena Geçit ve teşkilat mensupları, büyük buluşmanın ardından Ankara'daki temaslarını sürdürerek memleketleri Doğubayazıt'a dönmek üzere yola çıktı.</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.dogubayazitgazetesi.com/ak-parti-dogubayazit-teskilati-ankaradaki-25-yil-mitingine-cikarma-yapti</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 22:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogubayazitgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogubayazit-com/resimler/2026-8/15/645951836469008.webp" type="image/jpeg" length="88875"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Allah ömür ve sağlık verirse daha nice yıllar Türkiye’ye hizmet mücadelesi içinde olacağım"]]></title>
      <link>https://www.dogubayazitgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-allah-omur-ve-saglik-verirse-daha-nice-yillar-turkiyeye-hizmet-mucadelesi-icinde-olacagim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogubayazitgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-allah-omur-ve-saglik-verirse-daha-nice-yillar-turkiyeye-hizmet-mucadelesi-icinde-olacagim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Tayyip Erdoğan olarak siyasette 50 yılı geride bıraktım. Allah ömür ve sağlık verirse daha nice yıllar Türkiye’ye hizmet mücadelesi içinde olacağım" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başkent Millet Bahçesi’nde AK Parti’nin 25. kuruluş yıl dönümü programına katıldı. Konuşmasına başlamadan önce Cumhur İttifakı ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye partisi ve tüm yol arkadaşları adına selamlarını ileten Erdoğan, tarihi bir gün yaşadıklarını ve 25’inci kuruluş yıl dönümünü büyük bir gururla idrak ettiklerini ifade ederek, AK kadro olarak çeyrek asrı devirmenin bahtiyarlığını yaşadıklarını kaydetti. 14 Ağustos 2001’den beri AK Parti çatısı altında farklı kademelerde görev yapan herkese ayrı ayrı teşekkür eden Erdoğan, "Çeyrek asırdır bu harekete gönlünü veren, bu hareket için yüreğini ortaya koyan kurucularımızdan yöneticilerimize, bizimle mesaide bulunan Abdülmecit kardeşimin şu anda aramızda da bulunan ailesinden dolayı bu hareketteki o gönlünü ortaya koyuşunu unutmamız mümkün değil. Bakanlarımızdan milletvekillerimize, il, ilçe, belde başkanlarımızdan belediye başkanlarımıza, meclis üyelerimizden mahalle, köy temsilcilerimize, sandık müşahitlerimizden üyelerimize kadar yol ve dava arkadaşlarımın tamamına teşekkür ediyorum. Kurulduğu ilk günden itibaren bu hareketi samimiyetle bağrına basan hanım kardeşlerimize, AK Parti Kadın Kolları’nın tüm mensuplarına bugün bir kez daha yürekten teşekkür ediyorum. 25 yıldır heyecanlarıyla partimize renk katan, dinamizm katan gençlerimize AK Parti’nin alnı ak, yüreği ak, bahtı ak gençlerine teşekkür ediyorum. Sandık her kurulduğunda sabahın erken saatlerinden itibaren bir bayram havasında sandıkları şenlendiren seçmenlerimize aynı şekilde gönülden teşekkür diyorum. Bugüne kadar oyunu alamadığımız ama tercihlerine saygıyla yaklaştığımız vatandaşlarımıza da demokrasimize yaptıkları katkılardan ötürü kalpten teşekkür ediyorum. 15 Temmuz gecesi meydanlarda kurduğumuz Cumhur İttifakı bünyesinde Türkiye’nin bekası, milletimizin istikbali uğrunda birlikte yol yürüdüğümüz ittifak ortaklarımıza dayanışmaları için teşekkür ediyorum. Bu vesileyle çok özel hazırlanmış çiçek göndererek 25’inci yaşımızı kutlayan MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli ile telefon etmek veya mesaj göndermek suretiyle heyecanımızı paylaşan siyasi partilerimizin değerli genel başkanlarına ayrıca teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. (iha)</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.dogubayazitgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-allah-omur-ve-saglik-verirse-daha-nice-yillar-turkiyeye-hizmet-mucadelesi-icinde-olacagim</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 08:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogubayazitgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogubayazit-com/resimler/2026-8/15/71182926831659.webp" type="image/jpeg" length="41409"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Birileri 30 yıl öncesinin kodları içinde gelişmeleri ele almaya çalışırken, biz yeni sistemin kutup başlarından biri olmak için ne gerekiyorsa onu yapıyoruz"]]></title>
      <link>https://www.dogubayazitgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-birileri-30-yil-oncesinin-kodlari-icinde-gelismeleri-ele-almaya-calisirken-biz-yeni-sistemin-kutup-baslarindan-biri-olmak-icin-ne-gerekiyorsa-onu-yapiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogubayazitgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-birileri-30-yil-oncesinin-kodlari-icinde-gelismeleri-ele-almaya-calisirken-biz-yeni-sistemin-kutup-baslarindan-biri-olmak-icin-ne-gerekiyorsa-onu-yapiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Birileri 30 yıl öncesinin kodları içinde gelişmeleri ele almaya çalışırken, biz yeni sistemin kutup başlarından biri olmak için ne gerekiyorsa onu yapıyoruz.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2 style="margin-left:0px;text-indent:0px;"><span style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Askeri caydırıcılığımızı çok boyutlu diplomatik hamlelerimizle, stratejik ortaklıklarımızla perçinliyoruz" dedi.</span></h2><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara’da düzenlenen Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi’nin mezuniyet törenine katıldı. Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi’nde düzenlenen törene Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Sahil Güvenlik Komutanı Koramiral Ahmet Kendir, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Ali Çardakcı da katıldı. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, mezun öğrencilere seslenerek, onların yalnızca ailelerinin değil, aynı zamanda milletin evlatları olduğunu söyledi. Terörsüz Türkiye süreci hakkında da konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Terörsüz Türkiye’ ve ‘terörsüz bölge’ vizyonunun menziline ulaştırılmasının hayati önemde olduğunu söyledi.</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>"Vatan ve millet sevgisiyle birlikte cesaret ve dirayetleriyle yüzlerinden okunan bu gençlerimizi büyüten anne ve babalarımızdan Allah razı olsun diyorum"</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">İllerde, ilçelerde, dağda, ovada, köyde, sınır hattında ve denizlerde fedakarca görev yapan jandarma ve sahil güvenlik teşkilatının tüm mensuplarına selamlarını, sevgilerini göndererek konuşmasına başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitleri rahmetle anarken, gazilere de şükranlarını sunduğunu belirtti. Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi’nin yüreği devlet ve millet aşkıyla dolu vatan evlatları yetiştirmeye devam ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Subay ve astsubaylarımızı titizlikle eğiten bu kardeşlerimiz için hem bilgilerini hem tecrübelerini seferber eden hocalarımıza komutanlarımıza teşekkürlerimi iletiyorum. Vatan ve millet sevgisiyle birlikte cesaret ve dirayetleriyle yüzlerinden okunan bu gençlerimizi büyüten anne ve babalarımızdan Allah razı olsun diyorum. Bugün 1142’si subay, 44 bin 773’ü astsubay olmak üzere toplam 5 bin 915 kardeşimiz akademiden mezun oluyor. 10’u can Azerbaycan’dan 6’sı ise dost ve kardeş Kazakistan’dan gelen toplam 16 subayımız da aynı şekilde mezuniyet sevinci yaşıyor. Dereceye girenler başta olmak üzere 5 bin 915 subay ve astsubayımızın her birini ayrı ayrı kutluyorum. 504 kadın subay ve astsubayımızın bu gurur tablosunda yer almasını bilhassa anlamlı, kıymetli ve önemli buluyorum. Jandarma ve Sahil Güvenlik teşkilatımızın gücüne güç katacak siz kardeşlerimle şahsım, ülkem ve milletim adına gurur duyuyorum" ifadelerini kullandı.</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>"Sizler yalnızca ailelerinizin değil, bu milletin evlatlarısınız"</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Mezun olan öğrencilerden bazı şeyleri unutmamalarını isteyen Erdoğan, "Sizler yalnızca ailelerinizin değil, bu milletin evlatlarısınız. Sizler bugünün birikimini yarının zaferleriyle taçlandıracaksınız. Bölgesinde huzur, güven ve istikrar adası olarak temayüz eden Türkiye’yi çok daha iyi yerlere taşıyacaksınız. Cennet vatanın dört bir yanında alacağınız görevlerde sizlere şimdiden üstün başarılar temenni ediyorum. Misafir subaylarımıza da muvaffakiyetler diliyor, ülkelerimiz arasındaki münasebetlere önemli katkılar yapacaklarına inanıyorum" dedi.</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>"Birileri 30 yıl öncesinin kodları içinde gelişmeleri ele almaya çalışırken, biz yeni sistemin kutup başlarından biri olmak için ne gerekiyorsa onu yapıyoruz"</strong></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Türkiye olarak uluslararası sistemin sarsıntılarla boğuştuğu bir dönemde güç tazeleyip, hedeflerine doğru sağlam adımlarla ilerlediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Birileri 30 yıl öncesinin kodları içinde gelişmeleri ele almaya çalışırken, biz yeni sistemin kutup başlarından biri olmak için ne gerekiyorsa onu yapıyoruz. Askeri caydırıcılığımıza çok boyutlu diplomatik hamlelerimizle, stratejik ortaklıklarımızla perçinliyoruz. Köklü kurumlarımızı ehil, emin ve liyakatli kadrolarımızla güçlendiriyoruz. Dünyanın imrenerek baktığı savunma sanayimizi kendi mühendislerimizle kendi insan kaynağımızla geliştiriyoruz. Geçmişiyle arasına yüksek duvarlar örülen Türkiye’yi tarihiyle, kimliğiyle, coğrafyasıyla yeniden buluşturuyoruz. Bakınız şu anda hem bölgesinde hem de dünyada çatışmaların barışçıl yollarla çözüme ulaştırılması için elini taşın altına koyan ülkelerden biri Türkiye’dir. Mazlumların hakkını savunan, hakikati çekinmeden haykıran tarihin doğru tarafında yer alan ülkelerden biri Türkiye’dir. Sizler devletimize ve milletimize yapacağınız hizmetlerle işte bu Türkiye’yi çok daha güçlü, çok daha müessir hale getireceksiniz. Gücünüzü erdem ve ahlakla süsleyecek, görevinizi sarsılmaz bir disiplinle yerine getireceksiniz. Bunun için meslek hayatınız boyunca kendinizi yenileyecek, geliştirecek, değişen tehditlere karşı daima hazırlıklı olacaksınız. Her birinize inanıyor, sizlere güveniyor, vazifenizi bu ilkeler ışığında ifa edeceğinizden şüphe duymuyorum" diye konuştu.</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>"Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge vizyonumuzun menziline ulaştırılması hayati önemdedir"</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Bugüne kadar Türkiye’nin her karış toprağında şehit ve gazilerin kanı olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz bin yıldır bu topraklarda başımız dik bir şekilde yaşıyoruz. İnşallah kıyamete kadar da böyle yaşayacağız. Bu vatanın her karışı şehit ve gazilerimizin kanlarıyla sulanmıştır. Hani diyor ya şair ‘bu kabarmış toprağa yüzünü sür, kucakla elbette bağı vardır olmuşun olacakla. Dudağa değer gibi şimdi alnı her erin bu havada ruhları dolaşır şehitlerin. Biz bu kutsi havanın içinde var olmuşuz. Biz bununla yoğrulmuş, biz bununla doğmuşuz.’ Bin yıldır bu aziz vatanın izzetine şerefine Harim-i ismetine leke sürülmediyse bu en başta şehit ve gazilerimizin sayesindedir. Onların emanetine sahip çıkmak, yeni destanlar yazarak ülkemizi daha müreffeh yarınlara taşımak bizim birinci önceliğimizdir. ‘Terörsüz Türkiye’ ve ‘Terörsüz Bölge’ vizyonumuzun menziline ulaştırılması bu yönüyle hayati önemdedir. On binlerce canımıza ve ülkemizin 40 yılına mal olan bu meseleyi devlet millet el ele vererek inşallah kalıcı biçimde çözeceğiz. Üç gün önce gazi meclisimizde 467 oyla kabul edilen kanun teklifini bu yolda atılmış tarihi bir adım olarak görüyoruz. Cumhur İttifakı ortağımız Sayın Devlet Bahçeli ve Meclis Başkanımız Sayın Numan Kurtulmuş başta olmak üzere teklifin hazırlanmasından meclise sunulmasına ve genel kurulda kabul edilmesine kadar emeği geçen katkı ve destek veren herkese yürekten teşekkür ediyorum. Terörün gölgesinin çekildiği bir Türkiye’de huzurun yüzyılında inşallah yeni kardeşlik türküleri söyleyeceğiz. Sizler de bu iklimin sahadaki en güçlü teminatlarından biri olacaksınız. Terörle, organize suç örgütleriyle, uyuşturucu tacirleriyle, insan kaçakçılarıyla, siber güç şebekeleriyle mücadeleyi hukuk içinde ve tavizsiz biçimde sürdüreceksiniz. Köyde yaşayan vatandaşımız da sahildeki balıkçımız da yayladaki çobanımız da denizde yardım bekleyen mazlum da sizi gördüğünde devletim yanımda diyecek. Bizler de personel yapısından teknik kapasiteye, hava araçlarından insansız sistemlere, haberleşmeden siber kabiliyetlere kadar Jandarma ve Sahil Güvenlik Teşkilatımızı güçlendirmeye devam edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum" dedi.</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Dönem birincisi subay ve astsubayların yaş kütüklerine yıldız ve plaket çakmasının ardından mezunlara diplomaları verildi. Dönem birincileri ve uluslararası öğrenciler, diplomalarını Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elinden aldı. Törende Jandarma Komando Özel Asayiş Komutanlığı ve Jandarma Havacılık Başkanlığı ekiplerince helikopter, motosiklet ve paraşüt gösterimi gerçekleştirildi. Tören geçişi sonrasında Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Hüseyin Hazırlar tarafından dua okundu. (iha)</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.dogubayazitgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-birileri-30-yil-oncesinin-kodlari-icinde-gelismeleri-ele-almaya-calisirken-biz-yeni-sistemin-kutup-baslarindan-biri-olmak-icin-ne-gerekiyorsa-onu-yapiyoruz</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogubayazitgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogubayazit-com/resimler/2026-8/14/442681973167963.webp" type="image/jpeg" length="24565"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP Sözcüsü Sarı: "İmamoğlu’nun CHP’den istifa etmesi şaşırtıcı olmamıştır"]]></title>
      <link>https://www.dogubayazitgazetesi.com/chp-sozcusu-sari-imamoglunun-chpden-istifa-etmesi-sasirtici-olmamistir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogubayazitgazetesi.com/chp-sozcusu-sari-imamoglunun-chpden-istifa-etmesi-sasirtici-olmamistir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Parti Sözcüsü ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Müslim Sarı, "Silivri’de tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu’nun CHP’den istifa etmesi şaşırtıcı olmamıştır" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">CHP Sözcüsü Sarı sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Silivri’de tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu’nun CHP’den istifa etmesi şaşırtıcı olmamıştır. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yol göstericiliğinde ilçe başkanlığı, ilçe belediye başkanlığı, ardından yine Sayın Kılıçdaroğlu’nun desteği ve ısrarı ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olmuştur. Kendisi İstanbul’a aday olmaya cesaret edemediğinde, CHP tüm örgütleriyle arkasında durmuş ve helal oylarla seçilmiştir" ifadelerini kullandı.</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>"Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa etmesi, aslında geç kalmış bir karardır"</strong></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">İmamoğlu’nun Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa etmesinin geç kalmış bir karar olduğunu belirten Sarı, "Son olarak da Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterilmiştir. Bir siyasi partinin üyesiyken başka bir siyasi partinin genel başkanına ‘Genel Başkanım’ diye hitap etmesi, başka bir partinin kuruluş süreçlerinde yer alması kabul edilemez bir durumdur. Gelinen noktada Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa etmesi, aslında geç kalmış bir karardır. Ülkemizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün iki büyük eserinden biri olan Cumhuriyet Halk Partisi, temiz ve dürüst siyaset anlayışıyla, kişilerin bireysel kariyer hırslarına bağlı olmadan, köklü tarihi ve güçlü örgütüyle emin adımlarla yoluna devam edecektir" dedi. (İha)</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.dogubayazitgazetesi.com/chp-sozcusu-sari-imamoglunun-chpden-istifa-etmesi-sasirtici-olmamistir</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 19:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogubayazitgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogubayazit-com/resimler/2026-8/13/851892001796791.webp" type="image/jpeg" length="92831"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Mekke Ortak Savunma Anlaşması ile hiçbir ülkeyi hedef almıyoruz"]]></title>
      <link>https://www.dogubayazitgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-mekke-ortak-savunma-anlasmasi-ile-hicbir-ulkeyi-hedef-almiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogubayazitgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-mekke-ortak-savunma-anlasmasi-ile-hicbir-ulkeyi-hedef-almiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,,]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2 style="margin-left:0px;text-indent:0px;"><span class="text-small" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"> "Mekke Ortak Savunma Anlaşması her şeyden önce kolektif caydırıcılığı temel alan bir anlaşma. Güvenlik ve savunma iş birliğimizi ilerletecek, savunma sanayiinde ortak projeler geliştirecek ve terörizmle mücadelede bizlere güç verecek bir anlaşma. Bu anlaşma ile hiçbir ülkeyi hedef almıyoruz, amaç sadece bölge huzuru, istikrarı ve halklarımızın refahı" dedi.</span></h2><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Londra merkezli Şarku’l Avsat gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ghassan Charbel’e mülakat verdi. İngilizce ve Arapça olarak yayımlanan mülakatta Mekke Ortak Savunma Anlaşması hakkında da konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, anlaşmanın hiçbir ülkeyi hedef almadığı gibi bölgenin huzurunu, refahını ve istikrarını amaçlayan bütün kardeş ülkelerin katılımına açık olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, üçlü Mekke Anlaşması fikrinin nasıl ortaya çıktığı ve bu anlaşmaya giden süreçte hangi gelişmelerin etkili olduğu yönündeki soruya şöyle cevap verdi:</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">"Mekke Ortak Savunma Anlaşması fikri, bölgemizde yaşanan gelişmeler karşısında ortaya çıkan yeni şartların ve ortak sorumluluk anlayışının bir neticesidir. Biz her zaman bölge meselelerinin bölge ülkelerince sahiplenilmesi ve çözüme kavuşturulmasından yana olduk. Bizim temel yaklaşımımız hep buydu. Bölgenin meselelerini bölgenin kendi aktörleri çözmeliydi, bunun ilk adımını attık diyebiliriz. Son dönemde yaşananlar, kardeş ve dost ülkeler arasındaki dayanışmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi. Türkiye olarak, anlaşmazlıkların derinleşmesini değil, diyalog ve istişare kanallarının güçlendirilmesini savunduk. Çünkü biliyoruz ki kalıcı barış, sadece çatışmaların sona ermesiyle değil; karşılıklı güven, siyasi irade ve ortak gelecek perspektifi ile mümkün. Mekke Ortak Savunma Anlaşması da işte bu anlayışın bir sonucu. Burada üç ülkenin bir araya gelmesinin ötesinde bölgemizin istikrarı, kardeş halkların huzuru bakımından tarihî bir sorumluluk üstlendik. Şunu da özellikle vurgulamak isterim ki bu anlaşma bölgemizde huzur ve istikrar isteyen tüm kardeş ülkelere de açık. Türkiye olarak biz, geçmişte olduğu gibi bugün de barıştan, istikrardan ve kardeşlikten yana tavır koymaya devam ediyoruz. Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı da bu iradenin somut bir tezahürü olarak görüyor ve taraf ülke sayısını artırmaktan da çekinmiyoruz. İnşallah Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye olarak bölgemizde yeni bir iş birliği ve dayanışma döneminin kapısını araladık. Bu kapıyı hep açık tutmak, barış ve istikrarın güçlenmesine katkıda bulunmak iradesine sahip ülkeleriz."</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>"Vizyonumuz üç ülkeyle sınırlı kalmayarak daha da büyümek ve mümkünse bir gün bölgedeki bütün ülkelerin bu çatının altında toplanmasını sağlamaktır"</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Anlaşmanın ABD ile İran arasındaki gerilimin seyriyle bağlantılı olup olmadığı sorusunu ise Cumhurbaşkanı Erdoğan şu şekilde yanıtladı:</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">"ABD ile İran arasındaki gerilimin seyri elbette bölgesel gelişmeler bakımından önemli. Ancak Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı da yalnızca bu gerilimin ortaya çıkardığı konjonktürel bir gelişme olarak değerlendirmek ülkelerimizin siyasetini ve niyetini doğru anlamamak olur. BM Şartı’nın 51’inci maddesinde tanımlanan savunma hakkını da teyit eden anlaşma, hiçbir ülkeyi hedef almadığı gibi bölgemizin huzurunu, refahını ve istikrarını amaçlayan bütün kardeş ülkelerin katılımına açıktır. Nitekim bizim vizyonumuz üç ülkeyle sınırlı kalmayarak daha da büyümek ve mümkünse bir gün bölgedeki bütün ülkelerin bu çatının altında toplanmasını sağlamaktır. Bu, bölgeye kalıcı istikrarı getirecek en önemli adım olacaktır. Bugün attığımız adımın da evveliyatı elbette vardır. Çok uzun zamandan beri bu anlaşma, birlikte imza attığımız ortaklar ve diğer bölge ülkeleriyle görüşmelerimizde ele aldığımız konulardan birisini oluşturmuştur. Bölgemizde barışın, istikrarın ve güvenliğin güçlendirilmesi için ilgili ülkelerin düzenli istişare içerisinde olması gerektiğini uzun zamandır ifade ediyoruz ve buna göre hareket ediyoruz. Çünkü bölgenin meselelerinin çözümünde dışarıdan dayatılan reçetelerin ne gibi felaketlere yol açtığını biliyoruz. Bu yüzden de Türkiye olarak her zaman bölge ülkelerinin kendi iradesi ve ortak aklı belirleyici kılma yönünde politika yürütüyoruz. Dolayısıyla Mekke’de ortaya çıkan üçlü mekanizmayı, günübirlik gelişmelere verilmiş bir tepki olarak göremeyiz. Attığımız adım değişen bölgesel şartlar karşısında ortaya konulan stratejik bir iradedir. Türkiye olarak her zaman gerilimin değil diplomasinin, çatışmanın değil diyaloğun, ayrışmanın değil bölgesel iş birliğinin güç kazanmasından yana olduk. Biz, bütün taraflarla konuşabilen ve gerektiğinde zor meselelerde sorumluluk üstlenebilen bir ülke olarak, bölgemizde kalıcı barış ve istikrarın tesisi için üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz."</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>"Bu anlaşma ile hiçbir ülkeyi hedef almıyoruz"</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Anlaşmanın savunma niteliği taşımakla birlikte taraflardan birine yönelik herhangi bir saldırının üç tarafa birden yapılmış sayılacağı maddesinin sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">"Evet Mekke Ortak Savunma Anlaşması, isminden de anlaşılacağı üzere ortak bir savunma yaklaşımını temel almakta. Mekke-i Mükerreme’de kardeş ülkeler olarak böyle bir anlaşmaya imza atmış olmanın ayrıca bir önemi var ve bunun mutluluğunu yaşıyoruz. Mekke Ortak Savunma Anlaşması her şeyden önce kolektif caydırıcılığı temel alan bir anlaşma. Güvenlik ve savunma iş birliğimizi ilerletecek, savunma sanayiinde ortak projeler geliştirecek ve terörizmle mücadelede bizlere güç verecek bir anlaşma. Bu anlaşma ile hiçbir ülkeyi hedef almıyoruz, amaç sadece bölge huzuru, istikrarı ve halklarımızın refahı. Anlaşma maddelerinde de açık, net ifade edildiği gibi burada esas olan, taraflardan herhangi birinin güvenliğine yönelik bir tehdidin diğer taraflarca da ortak bir güvenlik meselesi olarak değerlendirilmesidir. Ancak bunu yalnızca askerî bir hüküm şeklinde değerlendirmemek gerekir. Anlaşmanın asıl amacı caydırıcılığı güçlendirmek, tarafların güvenliğini karşılıklı dayanışma anlayışı içerisinde tahkim etmek ve bölgesel istikrarı korumaktır. Türkiye’nin son yıllarda savunma ve güvenlik alanındaki hamleleri herkes tarafından takdir ediliyor. Bunları yaparken de kardeş ve dost ülkelerle iş birliklerimizi, anlaşmalarımızı yaparak, bölgenin barış ve istikrarını güçlendiren bir mahiyet kazandırıyoruz. Aynı zamanda, bu ittifaka imza atan ülkeler olarak birbirimize tehdit teşkil etmeyeceğimiz, aksine birbirimizin güvenliğini garanti etme taahhüdünde bulunduğumuz ve içeride birbirimizle dayanışma hâlinde olduğumuz mesajını veriyoruz. Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın mesajı gayet açıktır, birimizin güvenliği hepimizin güvenliğidir. Bu anlayışı bölgemizde kapsayıcı bir yaklaşımla hayata geçirdiğimiz takdirde kalıcı barış, istikrar ve refah ortamını hepimizin faydasına olacak şekilde hayata geçireceğimize inanıyoruz."</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>"Bölgenin geleceği, bölge ülkelerinin iradesinden bağımsız olarak şekillendirilemez"</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">"Orta Doğu’daki bölgesel güçlerin daha önce büyük güçlerle sınırlı görülen güvenlik ve istikrarı sağlama sorumluluğunu üstlenmeye karar verdikleri söylenebilir mi?" şeklindeki soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Artık bölge ülkeleri kendi güvenlikleri, kendi istikrarları ve kendi geleceklerinin sorumluluğunu daha fazla üstlenmek durumundalar. Bizim öteden beri savunduğumuz yaklaşım da zaten aynen budur. Bölgenin meselelerini en iyi bilenler, o bölgenin ülkeleri ve halklarıdır. Bölgemizde yaşanan gelişmeler elbette küresel etki oluşturacak sonuçlara yol açabilmektedir. Bölgesel sahiplenmenin, bölgesel dayanışmanın ve ortak iradenin güçlendirilmesi küresel istikrarın güçlenmesine de katkıda bulunacaktır. Türkiye olarak, bölge ülkelerinin kendi aralarında daha güçlü mekanizmalar kurmasını, güvenlik ve istikrarı birlikte tesis etmesini son derece önemli buluyoruz. Biz bölge ülkelerinin hemen hemen hepsiyle çok iyi düzeyde ilişkiler yürütmekteyiz. Bununla birlikte, bölge ülkeleriyle mevcut iş birliklerimizi daha kalıcı hâle getirmenin faydalı olduğu düşüncesi içindeyiz. Bu çerçevede, bölge ülkelerinin kendi güvenlik ve ekonomik istikrarlarını kendi aralarında kurumsal hâle getirecek ilişkiler vasıtasıyla garanti altına almaları gerektiğine inanıyoruz. Bugün ortaya çıkan tablonun en net gösterdiği durum da şu, bölgenin geleceği, bölge ülkelerinin iradesinden bağımsız olarak şekillendirilemez. Bizim hedefimiz, dışlayıcı bloklaşmalar değil, egemenliğe ve toprak bütünlüğüne saygıya, karşılıklı güvene ve ortak çıkarlara dayalı bir bölgesel iş birliği düzenidir. Türkiye bu anlayışla hareket etmeye, gerektiğinde sorumluluk almaya ve bölgemizde barışın, istikrarın ve güvenliğin güçlendirilmesi için diplomatik girişimlerini kararlılıkla sürdürmeye devam edecektir" dedi.</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti:</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">"Mekke Anlaşması’nın Körfez bölgesinde güvenliğin güçlendirilmesine katkı sağlayacağına inanıyorum, inanıyoruz. En başından beri ifade ettiğim üzere bölgenin refahına, huzuruna ve güvenliğine hizmet edecek bir anlaşmaya imza attık. Körfez bölgesinin güvenliği yalnızca bölge ülkeleri açısından değil, küresel ekonomi ve uluslararası ticaret bakımından da büyük önem taşıyor. Enerji arz güvenliğinden deniz yollarının emniyetine, ticaretin sürekliliğinden küresel ekonomik istikrara kadar pek çok başlık doğrudan bu bölgenin huzuruyla bağlantılı. Bu teorik bir ifade değildir, son birkaç ayda yaşanan gelişmeler bize bunu gösterdi. Dolayısıyla Körfez’de güvenlik ve istikrarın güçlendirilmesine yönelik her adımı, yalnızca bölgesel değil, küresel barış ve refah bakımından da değerli buluyoruz. Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın, bölgenin ortak güvenlik ve dayanışma anlayışına büyük katkı sağlayacağına ve bölgede paradigmayı değiştireceğine inanıyoruz. Güvenlik ile ekonomik kalkınma birbirinden ayrı düşünülemez. Siyasi istikrar ve ekonomik kalkınmanın da at başı ilerlediğini hep ifade etmişimdir. Avrupa yaşadığı büyük savaşların ardından önce birlikte istikrar ve güvenlik sonra ekonomik entegrasyon ve refah noktasına geldi, biz bu kadar acıyı yaşamadan bu noktaya birlikte gidebiliriz. Huzurun olmadığı yerde ticaretin, yatırımın ve refahın sürdürülebilir olması mümkün değil. Körfez’in istikrarı, aynı zamanda Asya, Avrupa ve Afrika arasındaki ekonomik bağlantıların güvenliği bakımından da stratejik bir meseledir. Körfez’in barış ve istikrarını kendi güvenlik ve bölgesel barış perspektifimizden</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p style="margin-left:0px;"> </p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">ayrı görmüyoruz. Bu nedenle üzerimize düşen her türlü sorumluluğu almaya ve yapıcı diplomatik çabalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz."</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>"Hürmüz Boğazı, küresel ekonominin adeta atar damarlarından biri"</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hürmüz Boğazı’ndaki durumla ilgili bir soruya cevaben şunları aktardı:</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">"Hürmüz Boğazı, bölgesel değil küresel önemi haiz bir nokta. Küresel enerji arzı ve uluslararası ticaret bakımından da son derece stratejik bir geçiş noktası. Dolayısıyla burada yaşanabilecek herhangi bir gerilimin, etkileri itibarıyla yalnızca bölge ülkeleriyle sınırlı kalmadığını petrol fiyatlarıyla tüm dünya gördü, hissetti. Hürmüz Boğazı, küresel ekonominin adeta atar damarlarından biri olduğunu kanıtladı. Bizim temennimiz ve beklentimiz, mevcut gerilimin bir an önce sona ermesi ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden güvenli, istikrarlı ve kesintisiz bir şekilde uluslararası ticarete hizmet etmesi yönünde. Bunun da gerçekleşmesi, tarafların sağduyulu davranmasına ve diplomasi kanallarının açık tutulmasına bağlı. Hiçbir zaman gerilimin tırmanmasından yana olmadık, aksine bütün taraflarla diyalog kurarak sorunların müzakere yoluyla çözülmesini savunduk. Tarafları aynı masada buluşturmaya gayret ettik. Çünkü biliyoruz ki Hürmüz’de ya da Ukrayna’da, Filistin’de kalıcı çözümün yolu çatışmadan değil, diplomasiden geçiyor. Böylesine kritik bir su yolunun güvenliği konusunda bölge ülkelerinin sorumluluğu büyük. Biz, bölgesel sahiplenmenin ve ortak güvenlik anlayışının güçlendirilmesinin, Hürmüz Boğazı’nın istikrarına önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz. Hedef, Hürmüz Boğazı’nın yeniden güvenli ve istikrarlı normal seyrine dönmesi ve bunun kalıcı hâle gelmesi olmalıdır."</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan ile ilişkilerle ilgili olarak, "Suudi Arabistan ile ilişkilerimizi ortak tarihimizin, kardeşlik bağlarımızın ve karşılıklı çıkarlarımızın şekillendirdiği stratejik bir ilişki olarak değerlendiriyoruz. Türkiye ile Suudi Arabistan, yalnızca dost ve kardeş değil, aynı zamanda bölgesel barış, istikrar ve refah bakımından önemli sorumluluklar taşıyan iki ülkedir. Son dönemde ilişkilerimizde yakaladığımız ivmeden memnuniyet duyuyoruz. Siyasi diyaloğumuzu güçlendirirken, ekonomi, ticaret, yatırım, savunma sanayii, enerji ve turizm başta olmak üzere pek çok alanda iş birliğimizi de geliştiriyoruz. Suudi Arabistan ile ilişkilerimizi dönemsel gelişmelerin ötesinde, uzun vadeli ortak menfaatler ve karşılıklı saygı temelinde ele alıyoruz. Bölgemizin çok ciddi sınamalardan geçtiği bir dönemde, Türkiye ve Suudi Arabistan arasındaki yakın istişare ve iş birliği daha da önem kazanmış durumda. Mekke Anlaşması’nın, savunma iş birliği başta olmak üzere, ilişkilerimizin birçok alanda daha da güçlenmesine vesile olacağına inanıyoruz. Bölgemizin huzuru ve istikrarı bakımından ortak sorumluluklarımızın bilincindeyiz ve ona göre hareket ediyoruz. Türkiye olarak, Suudi Arabistan’ın ve bölgedeki diğer ülkelerin istikrarını ve güvenliğini önemsiyoruz. Zira bölgemizdeki en ufak bir krizin başta göç ve terör olmak üzere oluşturduğu etkileri tüm bölge ülkeleri hissediyor. Önümüzdeki dönemde de iki ülke arasındaki ilişkileri çok daha ileri seviyelere taşıyacak adımlar atacağımıza inanıyorum" dedi.</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>"Arzumuz, Lübnan’ın yeniden istikrara kavuşmasıdır"</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Lübnan’daki son gelişmelere ilişkin görüşleri sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları ifade etti:</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">"Lübnan, bizim için yalnızca coğrafi olarak yakın bir ülke değil, tarihi bağlarımızın da bulunduğu dost ve kardeş bir ülkedir. Lübnan’ın huzuru, güvenliği ve istikrarı, bütün bölgemizin istikrarı bakımından büyük önem taşımaktadır. Bölgenin diğer ülkeleri gibi Lübnan’ın egemenliğinin, siyasi birliğinin ve toprak bütünlüğünün de korunması gerekmektedir. Lübnan’ın iç meselelerinin dış müdahaleler veya askerî yöntemlerle daha da karmaşık hale getirilmesine, ülkenin dış güçlerin rekabet alanına dönüştürülmesine de karşıyız. Ülkenin geleceğine ilişkin kararları Lübnanlıların kendi iradeleriyle alabilmesi gerektiğine inanıyoruz. Saldırgan ve yayılmacı politikaları bölgedeki temel sorunu teşkil eden İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının ivedilikle sona erdirilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, Lübnan’da ateşkesin temin edilmesi için devam eden görüşmeleri olumlu buluyoruz. Lübnan’ın güvenliği ve istikrarı bölgesel barıştan ayrı düşünülemez. Orta Doğu’nun kaderi sürekli çatışmalarla, yıkımlarla ve acılarla yazılmamalı. Bu bölge, barışı, huzuru ve refahı da hak ediyor. Türkiye olarak bizim bütün diplomatik çabalarımızın merkezinde de bu anlayış yatıyor. Bölgemiz uzun yıllardır savaşla, göz yaşıyla anılıyor. Bunun değiştirilmesi için elimizden geleni yapmalıyız. Bizim arzumuz, tabiatıyla, Lübnan’ın yeniden istikrara kavuşması, kurumlarının güçlenmesi ve halkının güven içerisinde geleceğine bakabilmesinden yana. Bu çerçevede, her türlü teknik desteği sağlamaya ve iş birliğini tesis etmeye hazırız. Bu yöndeki irademizi yakın zamanda ülkemizde konuk ettiğimiz Sayın Cumhurbaşkanı Aoun ile Sayın Başbakan Selam’a da ifade ettik."</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>Cumhurbaşkanı Erdoğan "Suriye’deki değişim sürecini bugüne kadar nasıl değerlendiriyorsunuz?" şeklindeki soruya ise şu cevabı verdi:</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">"Suriye’de yaşanan değişim sürecini, Suriye halkının kendi geleceğini belirleme iradesi bakımından tarihî bir dönüm noktası olarak değerlendiriyoruz. Türkiye olarak en başından beri Suriye’nin toprak bütünlüğünü, siyasi birliğini ve egemenliğini savunduk. Suriye’nin maruz kaldığı savaş, terör ve istikrarsızlık, bütün bölgeye ağır bedeller ödetti. Şimdi önümüzde yeni bir dönem var. Bu dönemin kalıcı barışa, istikrara ve yeniden imara vesile olması en büyük temennimiz. Suriye’nin kuzeyinde veya başka herhangi bir bölgesinde Türkiye’nin güvenliğini tehdit edecek yapılara da müsaade etmeyeceğiz. Suriye’nin toprak bütünlüğü bizim için ne kadar önemliyse, Türkiye’nin millî güvenliği de o derece önemli. Sürecin en başından beri arzumuz, Suriyeli kardeşlerimizin kendi ülkelerinde güven ve huzur içerisinde yaşayabilmesidir. Suriye, esasen Aralık 2024’ten bu yana ülkede güvenlik şartlarının iyileştirilmesi, ekonomik kalkınma zemininin hazırlanması ve toplumsal uzlaşının tesisi sürecinde önemli mesafe katetmiştir. Bu sonucun alınmasında tabiatıyla bölgesel sahiplenmenin ve Suriye Hükûmetinin arkasında tesis edilen bölgesel desteğin önemli rolü olmuştur. Bölgesel ve uluslararası toplumla iyi ilişkiler geliştirmiş olan Suriye Hükûmeti, sürdürülebilir istikrar ve güvenlik gündemine odaklanmak suretiyle ilave çatışmaların dışında kalma maharetini de göstermektedir. Bugün Suriye’nin normalleşmesi esasen tüm bölge açısından stratejik önem taşıyan bir konu hâline gelmiştir. İstikrarsızlık kaynağı olmaktan ziyade Suriye’nin adı artık bağlantısallık ve kalkınma projeleri ile anılmaya başlamıştır. Türkiye, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Suriye’nin istikrarı, yeniden ayağa kalkması ve bölgesel barışın güçlenmesi için üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edecektir. Bu istikamette Türkiye bölgesel ve uluslararası ortaklarla iş birliği içinde hareket etme iradesine de sahiptir. Suriye’de yeni bir sayfa açılmışken, bu sayfanın yeni acılarla değil, barış, kardeşlik, egemenlik ve ortak gelecek anlayışıyla yazılması gerekir." (İha)</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.dogubayazitgazetesi.com/cumhurbaskani-erdogan-mekke-ortak-savunma-anlasmasi-ile-hicbir-ulkeyi-hedef-almiyoruz</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 13:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogubayazitgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogubayazit-com/resimler/2026-8/12/217875769383.webp" type="image/jpeg" length="66098"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gözler 14 Ağustos’a Çevrildi: Çeyrek Asırlık Yolculukta Yeni Dönem Başlıyor!]]></title>
      <link>https://www.dogubayazitgazetesi.com/gozler-14-agustosa-cevrildi-ceyrek-asirlik-yolculukta-yeni-donem-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogubayazitgazetesi.com/gozler-14-agustosa-cevrildi-ceyrek-asirlik-yolculukta-yeni-donem-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tam 25 yıl önce atılan bir adımla başlayan hareket, bugün tüm Türkiye’nin yakından takip ettiği tarihi bir dönüm noktasına ulaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Yıllar boyunca her aşaması büyük bir mücadeleye, sayısız yatırıma ve ülkenin çehresini değiştiren köklü hizmetlere sahne olan bu uzun soluklu yürüyüş, geride bıraktığı koca bir dönemi geride bırakarak yeni hedeflere odaklandı. Ülke genelinde büyük bir heyecan uyandıran bu özel tarih öncesinde, teşkilatların ilk günkü motivasyonla sahaya inmesi ve vatandaşlarla kurulan güçlü bağlar dikkat çekti. Herkes, bu kararlı ve büyük vizyonun arkasında nasıl bir mesajın yer aldığını merak ediyordu.</span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Yapılan resmi açıklamalarda, geçmişin muhasebesi yapılırken geleceğe dair de çok güçlü sinyaller verildi. Bu yürüyüşün sadece geçmişteki başarılardan ibaret olmadığı, aksine ülkeyi çok daha ileriye taşıyacak küresel hedeflerin başlangıcı olduğu aktarıldı. Birlik, beraberlik ve kararlılık içeren ifadeler, hem teşkilat mensuplarında hem de kamuoyunda büyük bir yankı uyandırdı. Katılımcıların ve destekçilerin heyecanını zirveye çıkaran bu özel gündem, şehirdeki hareketliliği de artırdı.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><figure class="image"><img style="aspect-ratio:448/252;" src="https://dogubayazitgazetesi.com/resimler/2026-8/12/72515575952213.webp" width="448" height="252"></figure><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">İşte tüm bu açıklamaların ve vizyon vurgusunun arkasındaki gerçek, <strong>AK Parti Ağrı İl Başkanı İlhami Yıldız</strong>'ın partinin <strong>25. kuruluş yıl dönümü</strong> dolayısıyla yayımladığı özel mesajdır. Yıldız, 14 Ağustos 2001'de başlayan bu çeyrek asırlık siyasi yolculuğun eser ve hizmet mücadelesiyle geçtiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde ilk günkü aşkla çalışmaya devam edeceklerini vurgulayan İl Başkanı, gelecek dönemde <strong>Türkiye Yüzyılı</strong> hedeflerini inşa etmek için Ağrı teşkilatı olarak vatandaşların yanında olmayı sürdüreceklerini ilan etti.</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.dogubayazitgazetesi.com/gozler-14-agustosa-cevrildi-ceyrek-asirlik-yolculukta-yeni-donem-basliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 00:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogubayazitgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogubayazit-com/resimler/2026-8/12/809472084292787.webp" type="image/jpeg" length="33006"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ağrı Ulu Camii'nde Akşam Namazından Sonra Büyük Buluşma: Bu Kez Dua ve İkram İçin Toplandılar!]]></title>
      <link>https://www.dogubayazitgazetesi.com/agri-ulu-camiinde-aksam-namazindan-sonra-buyuk-bulusma-bu-kez-dua-ve-ikram-icin-toplandilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogubayazitgazetesi.com/agri-ulu-camiinde-aksam-namazindan-sonra-buyuk-bulusma-bu-kez-dua-ve-ikram-icin-toplandilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şehirde dün akşam namazı vaktinin gelmesiyle birlikte, cemaatin yanı sıra sıra dışı bir kalabalık daha avluyu doldurmaya başladı. Kentin önde gelen isimleri, siyasi temsilciler ve çok sayıda vatandaş, erken saatlerde aynı çatı alt]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Kur'an-ı Kerim tilavetinin yankılandığı bu buluşmada, eller hep birlikte ülkenin birliği, beraberliği ve geleceği için semaya açıldı. Katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği bu manevi atmosfer, programın bitişiyle birlikte dışarıya taşarak kapıda bekleyen vatandaşlara yapılan özel ikramlarla devam etti. Herkes, kentin merkezindeki bu anlamlı buluşmanın arkasındaki özel sebebi merak ediyordu.</span></p><figure class="image"><img style="aspect-ratio:900/600;" src="https://dogubayazitgazetesi.com/resimler/2026-8/12/95397650749740.webp" width="900" height="600"></figure><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Cami çıkışında vatandaşlarla yakından ilgilenen ve onlarla sohbet eden lider isimler, çeyrek asırlık büyük bir bağın önemine dikkat çekti. Geçmişten bugüne uzanan inanç, azim ve hizmet anlayışının bu buluşmanın temel dayanağı olduğu vurgulandı. Katılımcıların yüzündeki memnuniyet ve birliktelik duygusu, bu özel günün şehir halkı için ne kadar değerli olduğunu bir kez daha kanıtladı.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><figure class="image"><img style="aspect-ratio:900/600;" src="https://dogubayazitgazetesi.com/resimler/2026-8/12/45381632384437.webp" width="900" height="600"></figure><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">İşte tüm bu kalabalığı ve manevi coşkuyu bir araya getiren neden, <strong>AK Parti'nin 25. kuruluş yıl dönümü</strong> dolayısıyla düzenlenen özel programdı. Ağrı Ulu Camii'nde akşam namazının ardından gerçekleştirilen bu anlamlı organizasyona AK Parti Ağrı İl Başkanı İlhami Yıldız, parti teşkilatı mensupları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Okunan Mevlid-i Şerif ve duaların ardından cami çıkışında vatandaşlara lokma ikram edildi ve partinin çeyrek asırlık siyasi yolculuğu dualarla yad edildi.</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.dogubayazitgazetesi.com/agri-ulu-camiinde-aksam-namazindan-sonra-buyuk-bulusma-bu-kez-dua-ve-ikram-icin-toplandilar</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 00:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogubayazitgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogubayazit-com/resimler/2026-8/12/642721951336751.webp" type="image/jpeg" length="60019"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi Kanun Teklifi yasalaştı]]></title>
      <link>https://www.dogubayazitgazetesi.com/milli-dayanisma-ve-toplumsal-butunlesmenin-guclendirilmesi-kanun-teklifi-yasalasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogubayazitgazetesi.com/milli-dayanisma-ve-toplumsal-butunlesmenin-guclendirilmesi-kanun-teklifi-yasalasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi Kanun Teklifi, 467 oyla kabul edilerek yasalaştı. Oylamada 87 ret, 7 çekimser oy kullanıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Celal Adan başkanlığında Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi görüşmeleri için saat 11.00'de toplandı. Görüşmeleri yaklaşık 12 saat süren düzenleme sırasında kanun teklifinin maddeleri tek tek görüşüldü. Maddelerin görüşülmesinin ardından kanun teklifi için oylama işlemine geçildi. Düzenleme, 467 "kabul", 87 "ret", 7 "çekimser" oyla kabul edilerek yasalaştı.</span><br><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Kanunla PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakip yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile verilen mahkumiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi işlemlerinin ve yapılacak diğer işlemlerin belirlenmesi hedefleniyor. Kanun, PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma ve veya bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgütün propagandasını yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları ve bu örgüt lehine işlenen Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun'da düzenlenen suçları kapsayacak. Kanun çerçevesinde örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile 1/6/2025 tarihinden önce işlenen ve müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar kapsam dışında tutulacak. Kapsam dahilindeki suçlardan üst sınır 15 yıl veya daha az cezayı gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar 10 yıl süreyle ertelenecek. Ayrıca erteleme süresi içinde dava zamanaşımı işlemeyecek. Erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde erteleme kararı kaldırılarak, soruşturma ve kovuşturmaya devam edilecek. Mahkumiyet halinde verilen cezanın infazı, düzenlemenin buna yönelik hükmü kapsamında ertelenmeyecek ve mahkumiyet hükümlerinin tüm sonuçları doğacak. Belirtilen süre suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde kovuşturma yapılmasına yer olmadığı veya düşme kararı verilecek. Erteleme kararının verildiği tarihten itibaren erteleme süresi içinde terör suçlarından birinin işlenmesi halinde, infaz hakimi tarafından erteleme kararı kaldırılarak cezanın infazının devamına karar verilecek. Belirtilen süre suç işlenmeksizin geçirildiği takdirde verilen ceza infaz edilmiş sayılacak. Erteleme kararlarının takibi cumhuriyet başsavcılıklarınca yapılacak.</span><br><br><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>Takip, koordinasyon ve uygulama</strong></span></p><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Kanun kapsamında faaliyetlerin uygulanmasının takibi ve değerlendirilmesi için Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında kurul oluşturulacak. Yılmaz'ın yanı sıra Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MİT Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri de kurulun içerisinde yer alacak. Kurul, süreç boyunca yapılan çalışmalar hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni düzenli olarak bilgilendirecek. Ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığınca da bu kanun kapsamındaki faaliyetleri izlemek üzere de bir İzleme Komisyonu kurulacak. İzleme Komisyonu, Kanun kapsamındaki faaliyetleri izleyecek ve tavsiyelerde bulunabilecek.</span><br><br><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);"><strong>Silah ve malzemelerin teslimi</strong></span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p style="margin-left:0px;"><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Yasalaşan kanun kapsamında örgüt mensuplarının beraberinde getirdikleri yahut beyan ettikleri silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı madde ve her türlü malzeme kayıt altına alınacak. Kanun hükümleri, PKK/KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararı'nın Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakiben 6 ay içinde bu düzenleme hükümlerinden yararlanmak istediğini bulundukları yerdeki Cumhuriyet başsavcılıklarına veya Kurul tarafından görev verilen kurumlara yazılı olarak bildirenlere uygulanacak.</span><br><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">TBMM Başkanvekili Celal Adan, kanun teklifine ilişkin yaptığı konuşmada, "Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi, milletimizin huzuru, devletimizin bekası için gösterdiği sarsılmaz irade ve kararlılıkla Terörsüz Türkiye idealinin mimarı olmuştur. Bu vesileyle emperyalist senaryolar bozulmuş, Türk ve Türkiye Yüzyılı fikriyatı hayata geçmiştir. Allah, Türkmen Bey'imizi başımızdan eksik etmesin. Bu tarihi eşiğin bir devlet politikası haline gelmesini sağlayan ve sürecin başarılı olmasının önemli aktörü olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a da en derin şükranlarımı sunuyorum. Yine TBMM'nin Terörsüz Türkiye idealine yönelik tarihi katkılar sağladığını özellikle ifade etmek isterim. Bu vesileyle TBMM Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş başta olmak üzere grup başkanı ve başkanvekillerimizi, aziz milletimizin temsilcileri olan tüm milletvekillerimizi de ayrıca tebrik ediyorum. Kanun'un, milletimizin birliğine, devletimizin yüceliğine vesile olmasını diliyorum" dedi.</span><br><span class="text-big" style="color:hsl(0, 0%, 0%);">Teklifin kabul edilerek yasalaşmasının ardından TBMM Başkanvekili Celal Adan, birleşimi 1 Ekim Perşembe saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı. (İha)</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.dogubayazitgazetesi.com/milli-dayanisma-ve-toplumsal-butunlesmenin-guclendirilmesi-kanun-teklifi-yasalasti</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 12:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogubayazitgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogubayazit-com/resimler/2026-8/11/699462022869203.webp" type="image/jpeg" length="63858"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AK Parti Ağrı İl Başkanlığından 25. Yıl Buluşması ve Mevlid-i Şerif Programı]]></title>
      <link>https://www.dogubayazitgazetesi.com/ak-parti-agri-il-baskanligindan-25-yil-bulusmasi-ve-mevlid-i-serif-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.dogubayazitgazetesi.com/ak-parti-agri-il-baskanligindan-25-yil-bulusmasi-ve-mevlid-i-serif-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dengi Çelik]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span class="text-big" style="color:hsl(0,0%,0%);">AK Parti’nin kuruluşunun 25. yıl dönümü dolayısıyla AK Parti Ağrı İl Başkanlığı tarafından özel bir program düzenlenecek.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><span class="text-big" style="color:hsl(0,0%,0%);">11 Ağustos Salı günü gerçekleştirilecek etkinlikler kapsamında ilk olarak saat 18.30’da AK Parti Ağrı İl Başkanlığı binası önünde basın açıklaması yapılacak. Basın açıklamasının ardından, saat 19.30’da Ulu Camii’nde vatan, millet ve partinin davasına emek verenler için Mevlid-i Şerif okutulacak.</span></p><p><span class="text-big" style="color:hsl(0,0%,0%);">AK Parti Ağrı İl Başkanlığı, kuruluş yıl dönümüne özel düzenlenen bu anlamlı buluşmaya tüm Ağrı halkını davet etti.</span></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Siyaset</category>
      <guid>https://www.dogubayazitgazetesi.com/ak-parti-agri-il-baskanligindan-25-yil-bulusmasi-ve-mevlid-i-serif-programi</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 12:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://dogubayazitgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/dogubayazit-com/resimler/2026-8/10/34691733257857.webp" type="image/jpeg" length="34004"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
