SOSYAL MEDYA ÇIKTI GAZETECİLİK BOZULDU

SOSYAL MEDYA ÇIKTI GAZETECİLİK BOZULDU

NEZİR ÇELİK YAZIYOR

Bilmem farkındamısınız, Hayatımız sosyal medyadan ibaret olmuş.
 
Umumi tuvaletlerin kapı arkasındaki yazılar, sokak duvarlardaki yazılar ve otobüslerin koltuk arkasına yazılan ve hatta kazınan yazılarda büyük oranda bir azalma oldu.
İnsanlar artık tüm kurtlarını sosyal medya mecralarında döker oldular.
 
Hayatımıza girdiğinde o kadar masumdu ki… 
 
Kimse bir gün kör kurşun kadar tehlikeli olabileceğini düşünmedi. Masumiyeti, yeni dostlukların kurulduğu, kaybolmuşlukların buluştuğu bir platform olmasıydı.
Gel zaman git zaman işin çivisi çıkarcasına tehlikeli bir mecraya dönüştü sosyal medya. Kimsede işin farkına varmadı. 
 
Hayatınızda hiç günlük tuttunuz mu? Eskiden günlük tutulurdu. Şu an belki hala tutan vardır ama sosyal medyayla birlikte insanlar düşünce ve duygularını daha çok bu platformlarda paylaşır oldular.
 
Anlatmak istediklerini veya birine tabir-i caizse laf sokmak istediği zaman açıyor.
Facebook'unu veya Twitter'ını yazıyor da yazıyor aklına ne eserse veya o an ne hissediyorsa, bir laf vardır ya lafı buradan bir koyuyorum, taa nereye kadar kapak oluyor” aynı o misal… Bununla birlikte bilmem farkında mısınız…
 
İnsanlar artık tüm kurtlarını sosyal medya mecralarında döker oldular. Bu da sosyal medyanın insanları rahatlatma yönündeki bir etkisidir aslında…
 
İnternet ve sosyal medyanın yaygınlaşması ile insanlar daha çok kaynaşmaya başladı başlamasına ama sadece internet üzerinde.
 
Artık insanlar eskisi gibi dışarıda sosyal değil ve sadece sosyal paylaşım sitelerinde birbirleriyle anlaşmaya çalışıyorlar. Peki bu durum ne kadar iyi veya ne kadar kötü.
Facebook ve Twitter gibi sosyal paylaşım siteleri sayesinde uzun süredir görmediğiniz eski bir arkadaşınızı veya akrabanızı görebiliyor ve paylaşımları sayesinde sürekli berabermiş gibi yaşantısını takip edebiliyorsunuz.
 
Ayrıca arkadaşlarınızın her anını paylaştığı sürece takip edebiliyor, yanına gitmeden fikirlerinizi söyleyerek ona destek olabiliyorsunuz.
 
Veya kendi hayatınızla paylaşmak istediklerinizi sosyal medya hesabınız ile arkadaş ve sevdiklerinizle paylaşabiliyorsunuz. Buraya kadar her şey güzel ama ya tüm bunların görünmeyen kötü yüzü…
 
Akıllı telefonlar ile cepte taşınmaya başlanan ve her an her yerde ulaşılabilen sosyal medyada insanlar kendilerini istedikleri gibi bir kişilikle sunuyor ve gerçek kimliklerini yansıtmıyorlar.
 
Sadece iyi yönlerini veya onların gösterdiği kişiliklerini görüyor ve onları öyle tanıyorsunuz. Bunun yanısıra sosyal paylaşım sitelerinde görüşen akraba veya arkadaşlar dışarıda bir araya gelip sosyal bir etkinlik düzenlemiyorlar. Zaten her hallerini Facebook ve Twitter gibi alanlarda paylaşıp, mesaj bölümlerinden sıkıntılarını konuştular bir araya gelip ne konuşacaklar ki?...
 
Benim gözlemlediğim kadarı ile 60 yaşını geçkin insanlar bile bu kategorinin içinde.
İnsanlar başkaları görür de rezil olurum diye normal hayatta yapamadıklarını sosyal medyada kimse görmüyor düşüncesi ile yapmaya başladı ve bu nedenle eşler arasında geçimsizlik çoğaldı.
 
Erkekler ve kadınlar normal yaşantılarında kuramadıkları samimiyetlik derecesini buralarda arttırıyor ve başbaşa oldukları içinde istenmeyen ilişkiler meydana çıkmaya başlıyor.
 
Çünkü karşısında tanımaya başladığı erkek veya kadın eşinde olmayan meziyetleri taşıyor ve belkide hayalindeki insan. Bu durum da kişilerin birbirlerine karşı bakış açıları değişiyor ve aralarındaki muhabbet ise farklı duygulara gebe oluyor. 
 
Yukarıda da bahsettiğimiz gibi aslında o meziyet sandıkları şey ise gerçek karakterleri değil ve sadece kendilerini istedikleri gibi veya karşısındakinin seveceği şekilde gösterdikleri rollerden oluşuyor.
 
Eşler arasında muhabbeti ve sevgiyi bitiren bu durum genç yaşlı fark etmiyor ve tüm internet kullanıcılarını kapsıyor…


Yükleniyor

Yükleniyor

Yükleniyor